TMK'nin 862. maddesine göre rehin, taşınmazı bütünleyici parçaları ve eklentileri ile birlikte yükümlü kıldığından, ipotek akit tablosunda yazılı olmasa bile ipotekli taşınmazın eklentisi niteliğindeki menkullerin taşınmazdan ayrı olarak haczedilip satılamayacağı-
İstihkak davasına karşılık dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının icra mahkemesinde görüleceği, davacı vekili ise bu davayı ayrı ve bağımsız olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığından, İİK'nun 97/17. maddesi anlamında karşılık dava olarak nitelemenin mümkün olmadığı, bu halde davanın İİK'nun 277 ve devamı maddelerine göre bağımsız olarak açılmış tasarrufun iptali davası olarak nitelemek sureti ile bu davanın koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
İİK'nin 363/1. maddesinin (7) nolu bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer verilen özel düzenlemeye göre icra mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesinin şart olduğu, 2020 yılında icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için temyiz konusu mahcuzların değerinin 12.600,00 TL'nin üzerinde bulunması gerekeceği, somut olayda, davaya konu menkulün değeri 58.905,00 TL olup kesinlik sınırının üzerinde olduğu anlaşılmakla ek karara yönelik temyiz isteğinin kabulüne ve yerel mahkemenin 03.02.2020 tarihli ek kararının kaldırılarak hükmün esas yönünden incelenmesine karar verilmesinin yerinde olduğu-
İstihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında, temyiz incelemesi yapılabilmesi için, icra mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin, belirlenen bu miktarı geçmesinin şart olduğu-
Alacaklı vekilinin üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul etmemesi üzerine, İcra Müdürlüğü tarafından, alacaklı tarafa İİK 99. madde uyarınca usulüne uygun şekilde yedi gün içinde istihkak davası dava açması için süre verildiği- Müdürlük kararının alacaklı vekiline tebliği üzerine, alacaklı vekilinin İcra Mahkemesine başvurarak "İcra Müdürlüğünün İİK.’nın 99. maddesi uyarınca taraflarına süre verilmesi kararının kaldırılmasını" talep ettiği- Ancak şikayet başvurusu, verilen yedi günlük dava açma süresini kesmeyeceğinden, alacaklının İİK’nın 99. maddesi gereğince süresi içinde üçüncü kişinin "istihkak iddiasının reddi için" dava açması gerekirken şikayet başvurusu ile yetinildiğinden, üçüncü şahsın istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağı ve alacaklı tarafından konulmuş olan haczin kaldırılması gerekeceği-
İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı üçüncü kişinin istihkak iddiasına ilişkin davada mahkemece davacı tarafa dilekçesinde gösterdiği ve sunmadığı belgeleri sunması için süre ve imkkan tanınıp, ihaleye ilişkin belgelerin sunulması halinde tüm evrakların getirtilmesi, dava konusu mahcuzlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, ihaleden satın alınan menkullerin hacizli menkullere uygun olup olmadığının saptanması, yine ihale bedelinin ödenip ödenmediği belirlenip, üçüncü kişinin ticari defterlerin ve varsa faturaların istenerek hacze konu mahcuzların davacının envanterinde kayıtlı olup olmadığının belirlenmesi, ondan sonra alınacak bilirkişi raporu ve bu doğrultuda toplanacak delillerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
İİK'nin 97 ve 99.maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayete yönelik kararlar İİK mad. 363 kapsamında olmayıp, kesin nitelikte oldukları- Dava dilekçesinde ve davacı vekilinin duruşmadaki beyanlarından taleplerinin açıkça belirtildiği, herhangi bir terditli talepten bahsedilmediği bu nedenle, mahkemece sadece İİK'nin 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet hakkında bir karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği-
Dava konusu haczin, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı gibi haciz sırasında borçlunun hazır bulunmadığı, haciz mahallinde borçluya ait herhangi bir belgeye de ulaşılamadığı uyuşmazlıkta mülkiyet karinesi davacı üçüncü kişi lehine olduğu- Davalı alacaklı vekili, "üçüncü kişinin borçlunun sigortalı çalışanı olduğunu, muvazaalı devir yapıldığını" iddia etmekte olup mahkemece; borçlu ile üçüncü kişinin vergi kayıtları ile ticaret sicil kayıt örneklerinin dosya arasına alınması, dava konusu haciz adresinde haciz tarihinden itibaren geriye doğru kimlerin hangi tarihler arasında faaliyet gösterdiğinin Vergi Dairesindeki kayıtlar üzerinden belirlenmesi, borçlu ve üçüncü kişinin SGK kayıtlarının getirtilmesi, dava konusu mahcuzlarla ilgili taraflarca tutulan ticari defter ve kayıtların getirtilmesi gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği-
Davacı vekilinin mahcuzların üçüncü kişiye fason olarak bırakıldığını, malik olmadıklarını, mahcuzları fason olarak bırakan dava dışı şirketleri belirterek, mülkiyetin dava dışı şirketlere ait olduğunu belirttiği, davacı üçüncü kişinin kendi adına istihkak iddiasında bulunmadığının anlaşıldığı, öte yandan, istihkak iddiasının, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebileceği, Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddianın, geçerli bir istihkak iddiası sayılmayacağı, buna göre, davacı üçüncü kişinin dava dışı şirketler adına yaptığı istihkak iddiasının da geçerli olmadığı-
Üçüncü kişinin, borçlunun borcu nedeniyle kendi hisselerine haciz konulduğu yönündeki başvurusunun istihkak davası niteliğinde olduğu- dilekçede aynı zamanda şikayetten söz edilmesi HMK'nin 33. maddesi uyarınca "Hukuki tavsif hakime aittir" kuralını değiştirmeyeceği- Mahkemece, takip miktarı veya mahcuzun miktarından hangisi az ise o değer üzerinden nispi harç alınarak ve varsa noksan harç tamamlattırılarak ve tarafların tüm delilleri toplanarak, çekişmenin istihkak davası prosedürüne göre çözümlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-