İİK'nin 99/1. maddesi gereğince istihkak davası açması için alacaklıya süre verilmesi işleminin iptali ile, alacaklının dava açma yükümlülüğü ortadan kalktığından, davanın konusuz kaldığı, bu durumda mahkemece, dava konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, istihkak davasının süresinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de; dosya içindeki belgelerden, davalı idarenin istihkak iddiasının reddedildiğine dair yazının 19.06.2013 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının da 26.06.2013 tarihinde muhabere kanalı ile .............İcra Hukuk Mahkemesi'nin ........... nolu havaleli muharebe kaydı ile davanın açıldığı, 26.06.2013 tarihinde harçlarında mahkeme veznesine depo edildiği hususu gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın hak düşürücü süre sebebi ile reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davalı alacaklı tarafından delil olarak gösterilen takip dosyası, ticaret kayıtları, bilirkişi incelemesi ve tanık beyanının mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı-
Davacı tarafından karar düzeltim aşamasında aktin feshi dosyasına sunulan kamu borçlusuna paranın iade edildiği yönündeki belge ibraz edildiğinden, bozma kararının dayanağının bulunmadığı anlaşılmakla usul ve yasaya uygun hükmün onanması gerektiği-
Davacı 3. kişi şirket ve borçlu şirket arasındaki ilişki, bağ veya bağlantılar ile dava dosyasının tam olarak aydınlatılması bakımından; borçlu şirket ile 3. kişi şirketin ilk kuruluşlarından itibaren merkez ve şube adresleri, hisse ve ortaklık değişiklikleri dahil tüm ortaklık yapıları ve yetkili temsilcilerini gösterir ticaret sicil kayıtlarının; davacı 3. kişinin ve borçlu şirketin işe başlama-işi bırakma tarihlerini de gösterir vergi kayıtlarının; borçlu şirket ile 3. kişinin yanında çalışanları gösterir SGK kayıtlarının ilgili yerlerden getirilerek incelenmesi, haciz sırasında, aynı adreste haczedilen tv ünitesi, yemek odası, koltuk takımı vs. gibi mahcuzların yerinde olduklarının tespit edildiği anlaşılmakla, önceki ve dava konusu hacizlere iştirak eden icra memurlarının tutanak düzenleyici olarak beyanlarına başvurulmak sureti ile daha önce haczedilen malların hangi ayırt edici özelliklerinden yola çıkılarak dava konusu haciz esnasında yerlerinde bulunduklarının tespit edildiğinin açıklattırılması, bu araştırmalar sonucu elde edilecek bilgi ve belgelerin dosyada bulunan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, davacı üçüncü kişinin, haczin yapıldığı yerde 2006 yılından beri faaliyette bulunduğu, ticaret sicil kaydı ile elektrik, telefon, doğalgaz aboneliklerinin de bu durumu doğruladığı, borçlunun ise farklı bir yerde faaliyet gösterdiği, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu, ispat yükü altında olan alacaklının mülkiyet karinesinin aksini kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesinin yerinde olduğu-
Borçlunun 3.kişi şirketin %90 hissesi ile hakim ortağı olup temsile yetkili müdür olduğu, hakim ortak olan borçlunun, tüzel kişiliğin perdesine sığınarak alacaklılarına karşı borçlarını ödemekten kaçınmakta olduğu, bu durumda, davacı 3. kişi şirket ile borçlu arasında, alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemler yapıldığından, üçüncü kişinin istihkak iddialarının reddine karar verilmesi gerektiği-
89/1 haciz ihbarnamesi üzerine üçüncü kişi bankanın hesap üzerinde rehin hakkını ileri sürmesinin, haciz ihbarnamesine itiraz mahiyetinde olduğu ve bu itirazın İİK.'nun 89. maddede düzenlendiği şekilde çözümlenmesi gerektiği, uyuşmazlığın istihkak davası olarak görülmesinin isabetsiz olduğu-
3. kişinin açtığı boşanma davasında davalı- karşı davacı sıfatı bulunan borçlu haciz yapılan evin çocukların okuluna yakın olması nedeni ile satın alındığını, çocuklara tahsis edildiğini, ailecek taşınılmadığını, farklı bir adreste ikamet ettiğini açıklayarak yetki itirazında bulunmuş olup yetkisizlik kararı verildiği, kararın onandığı, buna göre, borçlunun 3. kişi ile birlikte haciz adresinde yaşamadığı, bu durumda, mülkiyet karinesi davacı 3. kişi lehine olup, davanın İİK mad. 97 gereğince 3. kişi tarafından açılmasının ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağı, mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği-