Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimsenin muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmenin ve ona satış bedelinden pay vermenin mümkün olmadığı- Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK'nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmesi gerektiği- Verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerektiği- 
Dosya içerisindeki tebligat evraklarına göre dava dilekçesinin, duruşma gününün, gerekçeli kararın davalı Z.K., İ.B., Ö.B. ve M.B.'a aynı konutta yaşadığını beyan eden İ.K. adlı şahsın imzası alınarak tebliğ edildiği ancak tebligat yapılan adresler incelendiğinde; davalı İ.B.'ın adresi 39, davalı Z.K.'ın adresi 36 numara gözükmesine rağmen her iki davalıya yapılan tebligat aynı konutta yaşayan İ.K.'a yapıldığı, bu şekilde yapılan tebligatın usule aykırı olduğu- Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan birinin veya birkaçının diğer paydaşlara karşı açabileceği ve HMK. mad. 27 uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunlu olduğu- Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerektiği- 
Dosya içerisindeki tapu kayıtlarına göre ortaklığın giderilmesi istenen dava konusu taşınmazın 56/192 hissesinde dava dışı Hazine paylı malik, diğer 17/24 hissenin de elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, henüz paylı mülkiyete dönüştürülmediği anlaşıldığından, alacaklı (davacı) tarafından borçlunun haczedilen payının doğrudan icra yoluyla satışı mümkün olmadığından alacaklının (davacı) İcra ve İflas Kanunu'nun 121. maddesi gereğince yetki alarak dava konusu taşınmaz yönünden ortaklığın giderilmesi davası açmasında hukuki yararının bulunduğu-
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan birinin veya birkaçının diğer paydaşlara karşı açabileceği ve HMK. mad. 27 uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunlu olduğu- Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerektiği-
Davacılar vekili dava dilekçesinde her ne kadar taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep etmişse de dosya içerisinde bulunan tapu kaydının incelenmesinde dava konusu taşınmazda kat mülkiyetinin kurulu olduğu- Taşınmazda bağımsız bölümler bulunduğu ve bunlardan 2 no’lu bağımsız bölümde muris H.S.’ın malik olmadığı, 1 no’lu bağımsız bölümde ise 1/2 oranında paydaş olduğundan, HMK. mad. 31 uyarınca davacılar vekilinden hangi bağımsız bölüme ilişkin ortaklığın giderilmesi talep ettiği sorularak sonucuna göre davanın esasının incelenmesi gerektiği- Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan birinin veya birkaçının diğer paydaşlara karşı açabileceği ve HMK. mad. 27 uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunlu olduğu- Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerektiği-
Ortaklığın giderilmesi davalarında tüm mirasçıların davada taraf olarak yer alması, taraf teşkilinin denetlenebilmesi için de tüm mirasçıları gösteren mirasçılık belgesinin mevcut olması gerektiği, bu durumda mahkemece, davacı tarafa murisin tüm mirasçılarını gösterir güncel mirasçılık belgesini sunmak üzere süre verilmesi, bu hususun 6100 sayılı HMK mad. 165 uyarınca bekletici mesele yapılması, mirasçılık belgesinin ibrazı halinde satıştan elde edilecek gelirin mirasçılık belgesindeki oranlara göre dağıtılmasına karar verilmesi gerektiği-
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmenin ve ona satış bedelinden pay vermenin mümkün olmadığı- Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilamı ile dava konusu taşınmazdaki betonarme ev, ahır ve süt buzhanesinin N.K.'a ait olduğundan, muhdesatın taşınmaza kattığı değer hesaplanarak yüzdelik oran kurulması gerektiği- 
Hüküm tarihi itibariyle taşınmazın ifrazı mümkün değilse de, dosyada bulunan Kartepe Belediyesinin 25.04.2014 tarihli yazısı ve hükümden sonra davalı paydaş Y.S.Ç.'un diğer paydaşlar M.B. ve N.Ç.'un paylarını satın aldığı, buna göre paydaş sayısının azalmış olduğu dikkate alındığında mahkemece, dava konusu taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığının yeniden araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Dosya içerisindeki tapu kayıtlarına göre tarafların ortak murisi M. K.'nın söz konusu taşınmazlarda malik olmadığı, bu parseller hakkında sehven dava açıldığı ve mahkemece de maddi hata sonucu davanın kabulüne karar verildiği anlaşıldığından bu parseller yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-