İflasın ertelenmesine karar verilmesi üzerine, borçlu aleyhine yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takibin yapılamayacağı, evvelce başlamış olan takiplerin duracağı, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren sürelerin işlemeyeceği- İflasın ertelenmesine dair kararın "Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2011/845 Esas 2011/254 Karar sayılı" ve "13/09/2011" tarihli ilamıyla bozulmasından sonra karar düzeltme isteminin reddedildiği 30.04.2012 günü itibariyle bozma kararının kesinleştiği anlaşıldığından bu haliyle borçlu şirketin iflasının ertelenmesi kararı ile başlayan zamanaşımı süresinin durmasının, bozma ilamının kesinleşme tarihi olan 30.04.2012 günü sona erdiği, bozma ilâmının kesinleştiği tarihten şikayet tarihi olan 10.05.2013 tarihine kadar alacaklı tarafından takibin devamını sağlayıcı nitelikte bir işlem yapılmadığından altı aylık zamanaşımı süresinin dolduğu-
Asıl borçlu hakkında iflasın ertelenmesi davası kapsamında verilen tedbir kararının, ipotekli taşınmaz maliki yönünden de sonuç doğuracağı- İflas ertelenmesi davasında verilen tedbir kararı kapsamında İİK. mad. 179/b gereğince, ipotek konusu taşınmazın satışı gerçekleştirilemeyeceğinden ihalenin de feshi gerektiği-
Önceki tarihli tedbir kararı icra takip işlemlerine yönelik olup, tedbir kararının ihtiyati hacizleride kapsadığına ilişkin sonraki tarihli ek kararların ancak karar tarihinden sonraki ihtiyati hacizler için hüküm ifade edeceği-
(ikinci kez) iflas erteleme süresinin uzatılması istemi-
İhtiyati tedbir kararında özellikle tedbirin ihtiyati hacizleri de kapsayacağı belirtilmediği sürece, icra takiplerinin durdurulması yönünde verilen tedbir kararının, ihtiyati haczin infazını engellemeyeceği- İhtiyati tedbir kararının borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği ancak haczedilen malların muhafaza altına alınamayacağı ilişkin hüküm bulunduğundan, mahkemece, alacaklı tarafından İİK. mad. 264/2 uyarınca ihtiyati haciz yapıldığından borçluların şikayetinin reddine karar verilmesi gerekeceği-
İhtiyati tedbir kararında özellikle tedbirin ihtiyati hacizleri de kapsayacağı belirtilmediği sürece, icra takiplerinin durdurulması yönünde verilen tedbir kararının, ihtiyati haczin infazını engellemeyeceği- İflas erteleme davasında verilen takiplerin durdurulması kararı, icra takip işlemi sayılmayan ihtiyati haczi kapsamadığı gibi mahkemenin ara kararıyla verdiği ihtiyati tedbir kararının borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği ancak haczedilen malların muhafaza altına alınamayacağından; mahkemece, borçluların şikayetinin reddedilmesi gerektiği-
Tedbir kararında açıkça borçlu şirket hakkında takip yapılmaması yönünde bir tedbir kararı bulunmadığı ve tedbirin takipleri durdurmaya yönelik olduğu anlaşıldığından, takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
İflasın ertelenmesi davasında verilen ihtiyati tedbirler, yeni icra takibi başlatılmasını ve ihtiyati haczin uygulanmasını engeller nitelikte ise de, tedbirlerin, karar tarihinden sonrası için sonuç doğuracağı ve geçmişe dönük olarak uygulanamayacağı-
Alacaklı, tedbir kararından sonra fakat henüz iflasın ertelenmesine karar verilmeden önce, borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatmış ve verilen tedbir kararı, yapılmış ve yapılacak takiplerin durdurulmasına ilişkin olup, takip yapılamayacağı öngörülmediğinden ve icra mahkemesince de tedbir kararı yorumlanamayacağından takibin iptalinin mümkün bulunmayacağı, diğer taraftan, iflas erteleme kararı verilmesinden önce takibe geçildiğine göre, İİK. 179/b maddesinden kaynaklanan bir takip yasağının da söz konusu olmayacağı -
İflasın ertelenmesi istemiyle açılan dava kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de, verilen bu karar içeriğinde, rehinli alacaklara ilişkin takip yapılamayacağı hususunda bir tedbir bulunmadığı; tedbir kararının "ğ" bendine göre, rehinli takiplere devam edilebileceği sebebiyle; mahkemece, borçlu şirketin şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü hususlarda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
