Takip dayanağı çekin keşide tarihi 23.10.2014 olup ibraz süresinin bitim tarihi 6273 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra olmakla, çeklerin 3 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, buna göre; tedbirin kalkığı 25.10.2019 tarihinden itibaren, icra takibinin başlatıldığı 20.02.2021 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin geçmediği, o halde; Bölge Adliye Mahkemesince, İlk derece Mahkemesinin kararının gerekçe nedeniyle kaldırılarak, zamanaşımı nedeniyle takibin durdurulması talebinin reddi gerekeceği-
İİK'nın 179/b-1 maddesi uyarınca iflas erteleme kararı tedbirleri uyarınca zamanaşımı süresinin işlemeyeceği, iflas takibi kapsamında tanzim edilen ödeme emrinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalının iflasının açılmasına karar verilmesinin isabetli olduğu- Taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunduğu iddiası mevcut olmayıp, geçmişten gelen cari hesap ilişkisi ve buna dayalı alacak hakkında genel zamanaşımı hükümlerinin (10 yıllık) uygulanması gerektiği-
Borçlunun ileri sürdüğü tüm itiraz ve şikayet nedenleri incelenerek karar verilmesi gerektiği-
İflas erteleme davası tedbir kararı verildiği sabit olup tedbir kararının verildiği mahkemeden tedbirin devam edip etmediği sorulup araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece bozma kararından sonra, bozma gerekçesinde belirtilen hususta araştırma yapılarak dosya arasına alınan müzekkere cevapları ile davalı şirketin iflas davasına ilişkin bozma kararı nazara alınıp yapılan değerlendirme sonrasında yeni bir karar verildiğinden, temyiz itirazlarını Özel Dairece incelenmesi gerektiği-
12. HD. 07.12.2021 T. E: 10906, K: 11100-
Mahkemece, iflas talep eden şirketlerin aktif malvarlığının rayiç değerleri ve güncel alacak borç durumları değerlendirilmek suretiyle borca batık durumda olup olmadığının belirlenmesi, kefalet borçlarının grup şirketler bakımından sadece asıl borçlu şirket pasifinde değerlendirileceğinin gözetilmesi, buna göre tüm şirketlerin borca batık durumda olup olmadığının belirlenmesi, borca batık olmadıklarının tespiti halinde iflas erteleme taleplerinin reddi, borca batık olduklarının tespiti halinde ise yürürlükten kaldırılan ancak derdest davalarda da uygulanmasına devam edilen İİK’nın 179/b-7 maddesi gereğince iflas erteleme tedbirlerinden en fazla 5 yıl süre ile yararlanılabileceği gözetilerek, şirketlerin tespit edilen mevcut mali durumu itibariyle iyileşme olanağının bulunmadığının tespiti halinde ise iflasa karar verilmesi gerekeceği-
İflas erteleme istemine ilişkin uyuşmazlıkta iflasa karar veren mahkemece "iflas kararının iflas dairesine bildirilmesine, kararın iflas dairesince ilan edilmesine ve iflas avansının iflas dosyasına aktarılmasına karar verilmesi" gerekirken, bu hususlarda karar verilmemesi ve avansın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
İflas erteleme talep eden şirket lehine tedbir verilip bu tedbir tarihinden itibaren 5 yıllık süre içerisinde talepte bulunan şirket bilanço olarak borca batıklıktan kurtulmadıysa bu şirket hakkında iflas kararı verilmesi gerektiği-
Mahkemece, davacı şirketin varlıklarının rayiç değerlerinin tespiti ile bu tespite göre alınacak bilirkişi raporunda davacı şirketin borca batık olmadığının belirlenmesi halinde davanın reddine, borca batıklığın halen devam ettiğinin tespiti halinde ise mülga ancak derdest davalarda uygulanmasına devam edilen İİK'nın 179/b maddesi uyarınca iflas erteleme tedbirlerinden ilk tedbir tarihinden itibaren en fazla 5 yıl süreyle yararlanılabileceği bu kadar süre ile iflas erteleme tedbirlerinden yararlanmasına rağmen borca batıklığı devam eden şirketin iflasına karar verilmesi gerekeceği-