Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edileceği, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması yahut ihtiyati tedbir kararının kaldırılması nedeniyle, dava sırasında borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davası kanunun açık hükmü gereğince (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşeceği, bu hâlde mahkemenin menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edeceği, davacının talep sonucunu değiştirmesi için ıslah yoluna başvurmasına ya da karşı tarafın (alacaklının) muvafakatinin gerekmeyeceği- Somut olayda davacı taraf dava tarihine kadar ödenen kredi taksit tutarlarının faizi ile birlikte iadesi talebinin yanı sıra kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini de talep etmiş olmakla dava sırasında kredi borcunun tamamının ödendiği anlaşıldığından, bu talep hakkında da karar verilmesi gerekirken, yalnızca alacak talebi yönünden hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu-
Zorunlu trafik sigortası olmayan motorsikletin karıştığı trafik kazasında, bu araçta yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle sürekli bakıcı gideri istemi- Bozma kararı öncesi verilen hüküm bozma ile ortadan kalktığından, İtiraz Hakem Heyetince, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, sıra numarası altında; açık, şüphe ve infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmeli ve yeniden hüküm kurulması gerektiği-
Bozma ilamı sonrası İtiraz Hakem Heyetince infazı kabil hüküm kurularak bir karar verilmesi gerektiği- İtiraz Hakem Heyetince sadece itirazın reddine denilmekle yetinilmesinin kamu düzenine aykırılık oluşturacağı-
Uyuşmazlık, davalı Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunun arsa tahsisinin iptaline yönelik kararı ile arsanın yeniden 3. kişiye tahsisi kararının iptali istemine ilişkindir...
Görülmekte olan sorumluluk davasındaki karar, sorumlular arasındaki rücu davası yönünden kesin hüküm oluşturmaz ise de sorumluluk davasının kararı için güçlü delil oluşturacağı- yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olmasının zorunlu olduğu- Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hüküm bulunmasının gerektiği- Hükümde çelişki ve infazda tereddüt yaratacak şekilde karar yazılmasının doğru görülmediği-
İtiraz Hakem Heyeti, kararı bozma ile ortadan kalktığından bozma sonrasında da bozmaya uygun olarak hüküm kurulması gerekirken, bozma ile kalkan ve bu aşamada ortada olmayan karara atıfla, "davalının itirazının reddine" şeklinde hüküm tesisi yoluna gitmesinin doğru olmadığı-
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan sözleşmeden doğan alacağın davalıdan tahsili istemidir.
Mahkemece, Anayasa'nın ve 6100 sayılı Kanun’un aradığı anlamda herhangi bir gerekçe oluşturulmadan karar verildiği, kararın hangi sebep ya da sebeplerle verildiğine ilişkin açıklama ve gerekçe içermediği, gerekçeli karar ile hüküm fıkrasının çelişkili olduğu görüldüğünden, tarafların diğer temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bu nedenle bozulması gerekeceği, mahkemece yapılacak işin, ilgili yasal düzenlemeler ve ilkeler gözetilerek anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte gerekçe içeren bir karar vermek olması gerekeceği-
Borçlunun şikayet dilekçesinde, İİK'nın 45. maddesi gereğince de takibin iptali talep edildiği halde, mahkemece bu konuda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı görüldüğünden, mahkemece, 6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesi gözetilmek suretiyle, borçlunun İİK'nın 45. maddesi gereğince takibin iptali şikayetinin de incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, anılan konuda bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın ve olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Uyuşmazlık; asıl davada kira bedelinin uyarlanması, olmadığı takdirde sözleşmenin feshi, tazminat ve alacak, birleşen davada kira bedelinin uyarlanması istemine ilişkindir.