istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile istinaf karar harcının yatırıldığından, istinaf başvurusu incelenmek üzere kararın bozulması gerektiği-
İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderlerin ödeneceği- Somut olayda, her ne kadar ilk derece mahkemesince alacaklı yana harç ve giderler hususunda muhtıra çıkartılmış ise de akabinde usulüne uygun olmayan bir şekilde "harçtan muaf olunması sebebiyle harç alınmasına yer olmadığına" şeklinde derkenar verilerek dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, karar verildiği dolayısıyla alacaklı yanın harcı bu karara binaen tamamlamadığı, alacaklının kanun yoluna başvuru harcının ödenmesi konusunda muafiyet veya istisnası bulunmadığı nedenle Bölge Adliye Mahkemesince davalı alacaklıya, kanun yolu harcının kesin sürede ödenmesine ilişkin usulüne uygun ve meşruhatlı muhtıra tebliğ edilmek suretiyle gerekli harç ve tebliğ giderlerini yatırması için bir haftalık kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde harç ve giderlerin tamamlanması halinde, istinaf başvurusunun incelenmesi aksi halde istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece, davalı vekiline eksik temyiz giderlerinin tamamlanması için çıkarılan muhtırada masrafın yatırılacağı yer tereddüde yol açmayacak şekilde “mahkeme veznesi” olarak gösterilmesi gerekirken “dosyamıza yatırılması” ibaresinin kullanıldığı, bu ibarenin hatalı olduğu zira, bir işlemin tamamlanmasının ancak o işlemin yapılacağı merci önünde olacağı, mahkemenin muhtıra yazısının bunu sağlamaya yeterli olmayıp, temyiz edeni yanıltacak mahiyette olduğu, bu nedenle muhtıra geçersiz olup, daha sonra davalı vekili tarafından yatırılması gereken temyiz harcının tamamlandığı, buna göre; geçersiz muhtıraya istinaden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesinin isabetli olmadığı- Dosya kapsamından anlaşılamadığından, mahkemece, kendilerine ait şirketlerin olup olmadığı, varsa bu şirketler arasında bir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre davalı 3. kişinin davalı borçlunun İİK. 280. madde kapsamında alacaklıya zarar verme kastıyla taşınmazını sattığını bilebilecek kişilerden olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Ek karara dayanak tebligatta; mahkeme mührü, hakiminin sicil ve imzasını taşımayan tebligat parçasının üstüne “İHTAR ... işlem muhtırasının tebliğ tarihinden itibaren HMK’nun 344. maddesine göre bir haftalık kesin süre içinde dosyamıza yatırılması, aksi halde istinaf isteminden vazgeçme sayılacağına karar verileceği ihtar olunur.” denilmiş, yatırılması gereken tutarın 44,40 TL istinaf karar harcı ve 15.H.D. 150,00 TL istinaf avansı olduğu belirtilmiş olduğundan, Ek karara dayanak tebligat üzerindeki söz konusu açıklamalar yasanın aradığı yönteme uygun olmadığı gibi muhtıranın hakim tarafından verildiği de kabul edilemeyeceğinden, usulüne uygun bir muhtıranın varlığından söz edilemeyeceği-
Temyiz dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa; kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinin, temyiz dilekçesinin reddine karar verip, HMK'nun 344. maddesine göre; yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ edeceği, temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmişse de; 01.06.1990 tarih 1989/3 Esas, 1990/4 sayılı İBK gereğince, dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından da temyiz talebinin reddine karar verilebileceği, ayrıca; bu İBK, HUMK hükümleri nedeniyle verilmiş olsa da; HMK’daki benzer düzenlemeler de aynı yorum ve sonucu doğurduğu için HMK hükümlerine göre temyiz yönünden de uygulanması gerektiği-
İstinaf eden borçluya gönderilen istinaf başvuru dilekçesinin tebliğine dair tebligat zarfı üzerine “Tebliğden itibaren 7 gün içinde istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf maktu harcını yatırmanız, aksi halde vazgeçmiş sayılacağınız ihtar olunur.” meşruhatının yazılı olduğu ancak meşruhatın altında hakimin imzasının bulunmaması halinde, anılan (tebligatın) muhtıranın geçersiz olacağı ve bu durumda kesin süre içerisinde gerekli harçlar yatırılmadığından istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek kararının hatalı olacağı-
Temyiz harç ve giderlerinin eksik ödendiğinin anlaşılması halinde muhtıra gönderilerek kararı veren Hâkim veya Mahkeme Başkanı tarafından yedi günlük kesin süre içinde harç ve giderin tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağının temyiz edene yazılı olarak bildirileceği- Somut olay bakımından, yapılan eksiklik ikmal yazısı üzerine gönderilen muhtırada "Pandemi Süresince Durdurulan Süreler de Dikkate Alınarak (01/07/2020 tarihi dahil) Kesin Süre içinde 295,00 TL nispi temyiz karar harcının mahkeme veznesine yatırmanız gerektiği" belirtilmiş ise de kesin sürenin kaç gün olduğu belirtilmediğinden gönderilen muhtıranın usulüne uygun olmadığı-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....... Hukuk Dairesi’nin uyapa kayıtlı olan ....... değişik iş sayılı kararı ile davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği anlaşıldığına göre davacının istinaf harçlarından muaf olduğu, o halde; davacının istinaf isteminin esastan incelenmesi gerekirken, istinaf harç ve masraflarının tamamlatılmasına dair muhtıra gönderilmesine hükmedilmesi ve istinaf harç ve masraflarının yatırılmaması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....... Hukuk Dairesi’nin ........ tarih ve ......... E.-.......... K. sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun HMK’nun 344. maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Menfi tespit davasına konu icra takibi alacaklının vekili tarafından başlatılmış olsa dahi, menfi tespit davası icra işleminin devamı niteliğinde takip hukukuna ilişkin bir dava olmayıp genel hükümlere tabi olduğundan menfi tespit davasında dava dilekçesinin asile tebliğ edilmesi gerektiği- TTK'nın 5/a. maddesi uyarınca dava açılmadan arabulucuya başvurunun dava şartı olduğu; davada bu şartın gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararının davacı vekiline tebliğine rağmen tebliğ giderlerinin karşılanmamış olması nedeniyle davacının istinaf talebinden vazgeçmiş sayılacağı-
Alacaklı vekilince harç ve masrafın verilen kesin süre geçtikten sonra yatırıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediğinden bahisle alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği-