Hiç bir menfaati olmayan, ticari bir gaye gütmeyen, sadece dostane ilişkiler nedeniyle tüketime yönelik banka kredi kartı kullanılmasına imkân tanımak için verilen teminatın, ‘’garanti’’ sözcüğü de kullanılsa; kefalet amacına yönelik olduğunun kabulü gerekir. BK.’ nun 484. maddesi uyarınca kefaletin geçerli olabilmesi için, kefilin sorumlu olacağı muayyen bir miktarın sözleşmede gösterilmesi, bu miktarın kefalet sözleşmesinden veya kefil olunan sözleşmeden açıkça anlaşılması, en azından asıl borçlu için kredi kartının açılış limitinin sözleşmede gösterilmiş olması gereklidir. Somut olayda; kefil olunan sözleşmede kredi kartı limiti 3.000 YTL olarak belirlendiğinden, davalının bu miktar ile sorumluluğu hususunda 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 24/son fıkrası gözetilerek bir değerlendirme yapılması gerekeceği-
Yerel mahkeme kararında “davanın kabulüne” ilişkin gerekçeler karar yerinde gösterilmemiştir. Bu hal Anayasanın 141, HUMK’ nun 338 ve HMK’ nun 297/c ve 27/c maddelerine aykırılık teşkil ettiğinden, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Mahkemece, “dosya içerisindeki garanti sözleşmesinin kredi sözleşmesinden önce imzalandığı, kredi sözleşmesinin ve borç miktarının sözleşmede yazılı olmadığı, davalının bu sözleşmeyle borcu olduğunun kabulünün iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı” gerekçesiyle “davanın reddine” karar vermiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
İtirazın iptali davası genel hükümlere göre açılan bir dava olup, taraflar iddia ve savunmalarını İİK 68/b maddesinde öngörülen usulden ayrı olarak ileri sürebilir. Mahkemece davalının kredi sözleşmesindeki imzaya itirazının üzerinde durulup, imzanın davalı borçluya ait olmaması durumunda, kredi kartının kime teslim edildiği ve kullanılıp kullanılmadığı hususları üzerinde durulup, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece “toplanan delillere, bilirkişi raporuna, davacı tarafın ticari defterinin açılış ve kapanış tastakinin yapılması ve sahibi lehine delil niteliği taşıması ayrıca davalı tarafın ticari defterlerinin ibrazından kaçınmasına göre davacının davalıdan alacaklı olduğu, icra takibinden önce davalının temerrüde düşürülmemesi nedeniyle birikmiş faiz talep edemeyeceği” gerekçesi ile “asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, itirazın kabul edilen miktar bakımından iptaline ve %20 icra inkâr tazminatına” karar vermiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
Davacı bankanın icra takibine ve davaya konu alacağı kredi kartı sözleşmesinden kaynaklandığından ve bu niteliği ile likit olduğu gözetilerek, İİK. nun 67/2 maddesi gereğince alacaklı banka lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekeceği-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Kira alacağı nedeni ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemi-