Mahkemenin ilk kararına karşı temyiz isteminde bulunmayan davalılar bakımından kesinleştiği-
Kira sözleşmesinin sona erdiği ve kiralananın iade edildiğini ispat yükünün davalı kiracıda olduğu-
İtirazın iptali davasından sonra icra dosyasına yapılan ödemelerin tarih ve miktarı belirtilerek TBK’nın 100. maddesi gereğince icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına şeklinde hüküm kurulması gerektiği- Alacak miktarının likit olmadığı, yargılama ile belirlendiği hallerde borçlunun takibe itirazında haksız olduğunun kabul edilemeyeceği ve bu durumda likit bir alacak bulunduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği-
Dekontlarda, açıklama olarak “borç” ibaresi bulunduğundan, davacının borç para verdiği iddiasını ispatlamış olacağı-
İmzanın kuvvetle muhtemel davalının eli ürünü olduğuna ilişkin bilirkişi raporu gözetildiğinde, kesin bir kanaata varılabilmesi için konusunda uzman bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerektiği-
Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemi-Alacağın hangi sözleşmeden kaynaklandığı- Faiz oranının dayanağı- Hangi krediye istinaden faiz oranı uygulandığı-
Havale evraklarında açıklama da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davalı borçlunun borç aldığını ikrar etmiş olduğu kolluktaki ifade zaptı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği-
Davalının mirasçılarının mirası reddettikleri, bu yöndeki kararın kesinleştiği ve davalının terekesine tasfiye memuru atandığı gözetilerek, dahili davalı sıfatı ile davaya katılımı sağlanan ancak taraf sıfatları kalmayan mirasçılar hakkında husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi; esas hakkındaki hükmün ise tereke aleyhine kurulması ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği-
Hesap kat ihtarnamesinin davalı borçluya iadeli taahhütlü posta yoluyla tebliğ edilmesine ve davalının takipten önce temerrüte düşmesine rağmen takip tarihine kadar temerrüt faizi hesaplanmamasının hatalı olduğu- Alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği-
Davacının eşinin ve kendisinin şirketteki tüm hisselerini 3. kişilere devrettikten sonra müdürlük görevi süresince ücretini almadığını ileri sürerek takip başlatmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı-