ava itirazın iptaline ilişkin olup, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen 12.05.2006 tarihli... TL. Limitli genel kredi ve 26.05.2006 tarihli... TL. limitli artırım sözleşmelerinde davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığı, takibe konu 27.12.2007 tarihli... TL. Limitli genel kredi sözleşmesinde ise davalının kefil olarak imzasının bulunmadığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Dava ve takibe konu alacağın dayanağı olan genel kredi sözleşmesinin önceki sözleşmelerden bağımsız olduğu anılan sözleşmede ve gerekse ödeme planında imzası bulunmayan davalının kefil olarak takip konusu alacaktan sorumluluğundan bahsedilemez. Mahkemece bu yön gözetilmeden yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde karar tesisinin hükmün bozulmasına neden olacağı-
Görünürde bir imza taşıyan kredi sözleşmesine dayalı olarak icra takibi başlatan ve tüzel kişi olan davacının icra takibinde kötü niyetli olup olmadığı üzerinde yeterince durulmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Mahkemece, “alınan bilirkişi raporu ile davacının dava dışı şirketten takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu, verilen ipotek üst sınır ipoteği olup sorumluluğun ipotek limitini aşamayacağı, alacağın likit olduğu” gerekçesiyle “davalının takibe itirazının ipotek limiti ile sınırlı olarak iptaline, takibin devamına,%40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
İtirazın iptali davasında, davalı borçlu tarafından icra takibi sırasında gönderilen ödeme emrine İİK’ nun 62. maddesinde düzenlenen yedi günlük yasal sürede itiraz edilmiş olmasının, dava şartı olduğu-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Mahkemece, ilama istinaden ilamlı takip yapılabileceği dikkate alınarak şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken ilamın menfi tespit ilamı olarak kabul edilip kesinleşmediği gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Alacak genel kredi ve teminat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, alacak miktarı likit(bilinebilir) mahiyette olduğundan, haksız itiraz nedeniyle İİK 67. maddesine göre, davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekeceği-
Uyuşmazlık konusu lastiklerin davalı-karşı davacıya teslimini kanıtlama yükümlülüğünün davacı-karşı davalıda olduğu gözetilerek, teslim belgesinde imzası bulunan kişinin, davalı-karşı davacı çalışanı olup olmadığının ilgili yerlerden sorularak, bu yön üzerinde yeterince durulup, karar yerinde tartışılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektireceği-