Davanın, yargılamanın devamı esnasında davalı borçlunun talep konusu borcu ödemesi nedeniyle konusuz kaldığı, bu durumda mahkemece dava tarihindeki haklılık durumu gözetilerek davalının itiraz halinde likit (belirlenebilir) alacağa yönelik itirazda bulunduğu gözetilmek suretiyle ayrıca icra inkar tazminatına da karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından yapılan ayıp ihbarının süresinde olmadığı belirtilmiş ise de davalı yanca dosyaya delil olarak sunulan ve davalı tarafından davacıya gönderildiği anlaşılan ayıp ihbarıyla ilgili e-posta üzerinde durulmadığının anlaşıldığı, bu durum karşısında belirtilen e-posta irdelenerek, davalı ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı hususunun araştırılmak suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekeceği-
Takip talebinde ve ödeme emrinde çek tazminatı ve komisyonundan sadece keşidecinin sorumlu olduğu açıkça belirtildiğinden borçlu cirantaların mahkemeye yapmış oldukları bu yöndeki başvurunun fuzuli olduğu ve hukuki yararlarının olmadığı gözetilmeksizin çek tazminatı yönünden takibin iptali yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Mahkemece alacak miktarının belirlenmesi için alınan bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından sözleşme hükümlerinin dikkate alınmadığı belirtilerek gerekçeleri gösterilmek suretiyle itiraz edilmesine rağmen ek rapor alınmadan karar verilmesinin yerinde olmadığı-
05.07.2012 tarihinden sonra yapılan icra takipleri üzerine açılacak itirazın iptali davalarında, icra inkar tazminatının asgari %20 olarak uygulanacağı, bu tarihten önce yapılan takipler üzerine açılan itirazın iptali davalarında ise %40 olan tazminat oranının uygulanması gerekeceği-
Davacı, davalı borçlu hakkında kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatmış, takibe karşı davalı borçlu icra mahkemesinde borca ve imzaya itirazda bulunmuş, İcra Hukuk Mahkemesi'nce takibin geçici olarak durdurulmasına karar verildiği bu davada, İcra Hukuk Mahkemesi'nin bu tedbir kararının itiraz mahiyetinde kabul edilerek itirazın iptali davası açılmasının mümkün görülmeyeceği-
Bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden itiraza uğramış olan ilk bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyetinden önceki raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ve itirazları da karşılayacak biçimde ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekeceği-