Davada usul yönünden red sebepleri mevcut ise, bu husus davanın esasının incelenmesine engel teşkil edeceğinden, işin esası incelenmeksizin davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın hem usulden hem de esastan reddine karar verilmiş olmasının, usul ve yasaya aykırı olduğu-
Uyuşmazlığa ilişkin olarak alınan bilirkişi raporunda sözleşmedeki artış oranı ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesi gereğince 01.12.2012 tarihinde başlayan yeni kira yılında ÜFE artış oranı baz alınarak davacıların payları oranında talep edebilecekleri kira alacağı hesaplanmış ise de, TÜİK ÜFE artışına ilişkin veriler dosyada bulunmadığından bilirkişi raporunun denetlenemediği, mahkemece, anılan dönem için ÜFE'deki artış oranı TÜİK'den sorularak icra takibine konu edilen kira alacakları ve kira farklarının miktarı konusunda gerekirse bilirkişiden denetime elverişli şekilde yeniden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi yönünden hükmün bozulmasının gerektiği-
Davacı 2009 yılı Eylül ayında davalı kiracı Turkcell'in taşeronu firma tarafından “3G”ye dönüşümle ilgili revizyon-modernizasyon çalışması sırasında oluşan hasar bedelinin tazmini talep etmiş ise de kira sözleşmesinin 9. maddesinde kararlaştırılan yazılı ihbar yükünü yerine getirmediğinin anlaşıldığı, mahkemece yazılı ihbar yükünü yerine getirmeyen kiraya verenin Turkcell tarafından meydana getirildiği iddia edilen hasar nedeniyle tazminat talep edemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinin gerekeceği-
Sözleşmede kira borcunun ifa yerine ilişkin hüküm bulunmaması veya sonradan tarafların anlaşması ile ödeme yeri veya kişinin belirlenmemesi veya kiraya veren tarafından kira parasının tahsili hususunda bir başkasının yetkili kılınmaması durumunda borçlunun ancak bizzat alacaklıya ödeme yapmakla borcundan kurtulacağı, üçüncü kişiye yapılan ödemenin borçluyu borcundan kurtarmayacağı-
Davacı avukatın müvekkili olan dava dışı alacaklı ile davalı arasında yapılan temlik sözleşmesinde taahhüt edilen vekalet ücreti alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin uyuşmazlıkta, davalı ile dava dışı icra dosyası alacaklısı arasında yapılan temliknamede, davalı icra dosyasında alacaklı vekiline ait vekalet ücretini ödemeyi taahhüt etmiş olup, davalının bu taahhüdü kapsamında, temlike konu icra dosyasına ilişkin davacının vekalet ücreti alacağından sorumlu olduğunun kabulü gerekeceği-
Kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Kat maliklerinden her birinin aralarında başka bir anlaşma yoksa ortak giderlerden yönetim planında belirtilen şekilde, yönetim planında hüküm olmaması halinde 634 sayılı Yasanın 20. maddesinde belirtilen şekilde sorumlu olacağı, kat mülkiyetine tabi bağımsız bölümün maliklerince kullanılmıyor olmasının davalıların ortak giderlerden sorumlu tutulmamasını gerektirmeyeceği-
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, itirazın iptali yönünde karar verildikten sonra aynı miktar yönünden ayrıca tahsil hükmü kurulmasının doğru olmadığı-
Davacının 2008 yılının Aralık ayında, yani hesap senesinin son ayında istifa etmesi nedeniyle çıkma payı alacağının 2009 yılı bilançosunun görüşüldüğü 04.04.2010 tarihinden bir ay sonra muaccel hale gelmesi sebebiyle temerrüt faizinin 05.05.2010 tarihinden itibaren başlatılması ve çıkma payı alacağından düşülecek genel giderlerin 2009 yılı bilançosuna göre belirlenmesi gerekirken, davacının çıkma payı alacağının, 2008 yılı bilançosuna göre belirlenen genel gider çıkarılarak hesaplanmış ve temerrüt faizinin de 2008 yılının bilançosunun görüşüldüğü tarihten bir ay sonra başlatılmış olması, ayrıca İİK 'nın 67. maddesi gereğince icra inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekirken toplam alacak üzerinden hesaplanmasının doğru olmadığı-