Kira alacağının tahsili için amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkin davada; mahkemece, Yargıtay'ın ilgili dairesinin bozma ilamına yanlış anlam verildiği; zira, Yargıtay'ın bozma ilamında “kiracılık ilişkisi” olarak kastedilenin kira miktarı olduğu; bu nedenle mahkemece, kiralananda karşılıksız (bedelsiz) oturduğunu savunan davalıya bedelsiz oturup oturmadığı hususunda davacı tarafa yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada, sözleşmede aylık % 12 gecikme faizi kararlaştırılmış olup icra takibinde sözleşmede kararlaştırılan aylık % 12 oranı üzerinden talep edilen işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek gecikme faizi TBK. mad.120 'deki temerrüt faizinin üst sınırını aştığından, TBK. mad. 120/2 gereğince mevzuat hükümlerine göre belirlenen faizin %100 fazlası olarak uygulanması gerektiği-
İtirazın iptali davasında, 6502 sayılı TKHK. mad. 22 uyarınca kredi verenin asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemeyeceğinden davacının, davalı kefillerden henüz alacağını talep etme hakkı yasal olarak doğmadığı-
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği-
Davacı-alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için davacı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılmasının da şart olduğu-
Takibe konu fatura incelendiğinde kapalı fatura olarak düzenlenmiş olduğunun anlaşıldığı, kapalı faturanın, bedelinin ödendiğini göstereceği, davalının savunması da bu yönde olup, aksini iddia eden davacının fatura bedellerinin ödenmediğini yasal delillerle ispatlaması gerekeceği-
İtirazın iptali davası-
Tazminat davası-
Tazminat davası-
Asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair Yargıtay bozma ilamı bağlayıcı olduğundan, bu ilâm doğrultusunda asliye hukuk mahkemesince davaya bakılması gerektiği-