Avukatın üstlendiği iş sebebiyle müvekkiline sağlayacağı yarar kadar ücret almasına hak veren sözleşmenin ahlak ve adaba aykırı ve iş sahibinin istismarına imkan veren bir sözleşme olup geçersiz sayılacağı–
Mahkemelerin yetkisine yönelik itirazların «ilk itiraz»lardan olup «hadise» şeklinde inceleneceği, bu nedenle davalının, yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu olmadığı–
Alacaklının icra takibinde kötüniyetli olduğu iddia ve kanıtlanmadıkça, itirazın iptali davası sonucunda, alacaklı aleyhine «kötüniyet tazminatı»na hükmedilemeyeceği–
Menkul satımlarında aksine adet veya mukavele mevcut değilse satıcı ile alıcının borçlarını aynı zamanda ifa etmekle yükümlü oldukları, satışın veresiye olduğunu yani bedelin teslimden sonra ödeneceğini ileri süren davacının bu iddiasını isbatla yükümlü olduğu–
Takip tarihinden önceki dönem için «işlemiş faiz» talep edilebilmesi için, borçlunun -BK. 101’e (şimdi; TBK. mad. 117) göre- temerrüde düşürülmesi gerekeceği, aksi taktirde alacaklının takip tarihinden itibaren gecikme (temerrüt faizi) isteyebileceği–
Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan ücret sözleşmesinde «ücretin vadesinde ödenmemesi halinde aylık % 10 temerrüt faizi ödeneceği»nin kararlaştırılmış olmasının geçerli olacağı–
1/4/1996 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine göre, kiralayanın davacı Atapark Merkez Camii Yaptırma Derneği olduğu, sözleşmenin yapıldığı tarihte kiralayanın malik olduğu, ancak kiralananın bulunduğu taşınmaz Hazine adına, 19/9/1995 tarihinde tescil edildiği davacı dernek adına herhangi bir tahsis işlemi yapılmadığı, davacının mülkiyet hakkı sona erdiğinden kiralayanlık sıfatı da sona ermekle bu davayı açma hakkının bulunmayacağı-