Tenfiz hakimince yabancı mahkeme kararının esastan incelenemeyeceği ve hukuka uygunluğunun denetlenemeyeceği- Türkiye Cumhuriyeti ile Polonya Halk Cumhuriyeti arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli İşbirliği Anlaşması nedeniyle mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin karşılıklılık esasının bulunduğunun anlaşıldığı, davalı tarafça, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği ileri sürülmekte ise de tenfiz yargılamasında uyuşmazlığın esasına dair yargılama yapılmadığından arabuluculuğa başvuru zorunluluğunun tanıma ve tenfiz davalarında geçerli olmadığı-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemi- Tenfizi talep edilen kararı veren yabancı Mahkemede görülen davada, dava dilekçesi ile tenfizi talep edilen kararın/kararların usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilip edilmediği araştırılarak buna dair tebligat belgeleri dosya içine getirtilmesi gerektiği-
Davacı tarafa usulüne uygun kesin süre verilmesine rağmen davacı tarafça sunulan tercüme evrakının yabancı mahkeme kararının ilgili kanun maddesinde düzenlenmiş olan şartlarının değerlendirilmesi bakımından yetersiz olması nedeniyle tanıma ve tenfizi talep edilen yabancı mahkemece verilen kararın kesinleştiğini açıkça gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile o yerdeki Türk Konsolosluğu veya Noter tarafından onaylanmış "tam metninin" Türkçe tercümesini sunmak üzere usulüne uygun olarak kesin süre verildiği ancak davacı tarafça bu eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verildiği- Davacı tarafça tanıma ve tenfizi talep edilen yabancı mahkemece verilen kararın kesinleştiğini açıkça gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile o yerdeki Türk Konsolosluğu veya Noter tarafından onaylanmış Türkçe tercümesinin sunulduğu, zamanaşımı süresinin dolmadığı, harç eksikliğinin bulunmadığı, tanıma ve tenfizi istenen mahkeme ilamlarının ilgili kanun maddesinde aranan şartları taşıdığı ve istinaf kaldırma kararının bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Almanya Ravensburg Bölge Mahkemesi (4. Hukuk Dairesi)'nin 24.04.2001 gün ve 4 092/01 sayılı asıl kararı ile 09.08.2001 gün ve 4 0 92/2001 sayılı aynı mahkemenin 24.04.2001 tarihli asıl kararına istinaden davalının üzerinde bırakıldığı belirtilen davanın masraflarının karşılanması gerektiğine yönelik masraflara ilişkin karara dair yargılama giderinin tespitine ilişkin kesinleşmiş kararlarının tanınmasına ve tenfizine karar verildiği-
Yabancı mahkemenin gerekçeli kararının davalı vekiline Adalet Bakanlığı kanalı ile diplomatik yolla usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve bu tebliğde karara itiraz süresi ve itiraz edilecek mercinin de gösterildiği- Her ne kadar yabancı mahkemede açılan davaya ait dava dilekçesinin davalı tarafa ne şekilde tebliğ edildiği ispatlanamamış ise de neticede yabancı mahkeme gerekçeli kararının davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve davalı tarafından da bu karara karşı herhangi bir kanun yoluna müracaat edilmediği dikkate alındığında artık davalının savunma hakkının kısıtlandığından söz edilebilmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği-
Temyiz isteminin incelendiği tarih itibariyle yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi iptal kararı ile oluşan yeni durum karşısında dosyanın incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesi gerektiği-
7194 Sayılı Yasa’nın 41. maddesini iptal eden Anayasa Mahkemesi kararı, doğrultusunda inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmesi gerektiği-
Yabancı bir devlet mahkemesi tarafından verilen kararın tenfizine karar verilebilmesi için hükmün kamu düzenine ilişkin olmaması, kararın kesinleşmiş olması ve yabancı mahkeme kararı ve kesinleşme şerhinin ilgili ülkenin yetkili makamlarının apostil şerhinin bulunmasının gerekli olduğu- 05.10.1961 tarihli Lahey Anlaşmasına Türkiye Cumhuriyeti ve Fransa imza koydukları gibi uygulamada da her iki ülke arasında mahkeme kararının tenfizi konusunda mütekabiliyet ilkesi gereği tenfiz kararı verildiği- Davacı tarafın sunduğu belgelerden Fransa istinaf mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediğinin anlaşılamadığı, bu husus Adalet Bakanlığı'ndan sorulduğunda, Adalet Bakanlığı'nca 28.11.2016 tarihli müzekkere ile ilamın kesinleşip kesinleşmediğinin Dış İşleri Bakanlığına sorulduğu, anılan bakanlıktan yanıt alındığında mahkemeye bilgi verileceğinin bildirildiği, İlk Derece Mahkemesince Adalet Bakanlığı'nın ilamın kesinleşip kesinleşmediği yönündeki cevabı beklenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek kaldırılarak dosyanın yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine" karar verildiği- Paris istinaf mahkemesinin ilamı üzerine davalı tarafından Fransız Yüksek Mahkemesine başvurulduğu, Fransız Yüksek Mahkemesinin temyiz başvurusunu reddettiği ve kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince Türkiye Cumhuriyeti ile Fransa arasında yabancı mahkeme kararlarının tenfizi konusunda ilk kararlarında da belirttikleri üzere karşılıklılık uygulaması bulunduğu ve 05.10.1961 tarihli Lahey Anlaşmasında Türkiye ve Fransa'nın imzacı oldukları, uygulamada da her iki ülke arasında mahkeme kararının tenfizi konusunda mütekabiliyet ilkesi gereği tenfiz kararı verildiği, davacının tenfizini istediği kararın kesinleştiğinden Paris İstinaf Mahkemesinin kararının tenfizine karar verildiği-
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tanınması talebine ilişkindir...
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir...