Tahliye taahhüdüne dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada; takibin konusu kira alacağı olmayıp dayanağının tahliye taahhüdü olduğu; bu nedenle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davalı hakkında iki haklı ihtar sebebiyle açılan tahliye davasına icra mahkemesinde bakılamayacağı, Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiği-
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibinde, davalının ödediği 1.300,65 TL kira ücretinden bankanın 1,00 TL masraf kesmesi üzerinde davacının hesabına 1.299,65 TL olarak geçtiği ve 35 kuruş eksik ödendiğinin anlaşıldığı, mahkemece 0,35 TL eksik ödeme nedeniyle temerrüt gerçekleşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı alacaklı tarafından başlatılan takip üzerine davalıya ödeme emri gönderildiği ve borcun ödenmesi için 30 günlük süre verildiği, davalı borçlunun borcu olmadığını belirterek borca itiraz ettiği ancak verilen bu 30 günlük süreye rağmen davacı hesabına eksik ödenen 0,35 TL'yi ödemediğinin anlaşıldığı, 30 gün içinde borcun tümü ödenmediğine göre temerrüdün gerçekleştiği, borcun miktarının az ya da çok olmasının temerrüt olgusunun gerçekleşmesini engellemeyeceği-
Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi, öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesine bağlı olduğundan, davacının kira sözleşmesine dayanarak dava açmışsa da sözleşmenin aslı ya da onaylı suretini dosyaya sunmadığı, bu durumda davacıdan varsa dayandığı sözleşme aslını ibraz etmesinin istenilmesi, olmadığının anlaşılması halinde davalının ibraz ettiği ve davacı tarafça da itiraz edilmeyen sözleşmeye göre davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun değerlendirime yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
TBK.’nun 352. maddesine göre (6570 sayılı kanun 7/a) ; taahhüt nedenine dayalı tahliye davasının mutlaka kiraya veren tarafından açılması gerektiği, kiraya veren durumunda olmayan malikin dava hakkı olmadığı, ancak yeni malikin önceki malikin ve kiraya verenin halefi olarak eski malik zamanında verilmiş taahhüde dayanarak dava açabileceği- 
Taahhüt nedeniyle açılacak tahliye davasının taahhüt edilen tarihten başlayarak bir (1) ay içinde açılması veya bu süre içinde taahhüde dayalı olarak icra takibi yapılmış olması gerektiği-
İki haklı ihtar nedeniyle tahliye istemine ilişkin davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına bir yıllık kira bedeli üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
İki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının, bir yıl ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılmasının zorunlu olduğu-
Kiralananın üstün vasfının belirlenmesi olaya Türk Borçlar Kanununun çatılı işyerleri bakımından uygulanacak olan 352/2 maddesinin mi yoksa kira sözleşmelerine ilişkin genel hükümlerinin mi uygulanması bakımından önem arzetmekte olduğundan, bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekeceği-
İki haklı ihtar nedeniyle tahliye ve kira farkı alacağı istemi ile açılan davada alacak talebinin reddine, tahliye talebinin kabulüne karar verildiğinden her iki talep yönünden taraflar yararına vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiği-