Takip dayanağı lamda alacakların ‘net olarak’ hesaplandığı belirtilmedikçe, borçlunun, takip konusu ihbar tazminatı ve ücret farkları tazminatı ile birlikte fazla mesai, hafta sonu fazla mesai ücreti, yıllık izin ücretlerini icra dosyasına yatırırken, Gelir Vergisi Kanununun 61, 94, 103 ve 104 maddeleri hükümleri gereğince gerekli kesintiyi yapmak zorunda olduğu–
Kesinleşmiş asliye hukuk mahkemesi ilamında taşınmazın üzerindeki şerhlerle birlikte davacı adına tesciline karar verilmiş olması halinde, icra mahkemesince taşınmazın kaydında bulunan haczin kaldırılmasına karar verilemeyeceği, bu konuda ancak mahkemeye başvurularak haczin kaldırılmasının sağlanabileceği-
İİK. 58/3 v e 41 uyarınca; ilamda hükmedilen yabancı para alacağının Türk parası karşılığının, hem ‘takip talebi’ hem de ‘icra emri’nde gösterilmesinin zorunlu olduğu–
Alacaklı şirketin borçlu belediye başkanlığına hitaben verdiği ‘takip dayanağı ilamdan dolayı …… TL’nin ödenmesi halinde fazlaya ait hiçbir hak talep edilemeyeceği’ şeklindeki alacaklının feragat beyanı, borçlu tarafça kabul edilmiş olduğundan, taraflar arasında sulh anlaşmasının varlığının kabulü gerekeceği–
Yasa uyarınca icra kefilinin sorumluluğunun, kesinleşen takipteki asıl alacak ve kefilin eklentilerinin miktarı ile sınırlı olduğundan, asıl borçlu yönünden takip kesinleşmeden icra kefili hakkında takibi yürütür şekilde işlem yapılamayacağı–
Tahliye ilamının kira sözleşmesine dayanıyor olması halinde İİK’nun 41. maddesi delaletiyle uygulanması gereken İİK’nun 276/I madde hükmüne göre; tahliyesi istenen yerde, kiracıdan başka bir şahıs bulunması ve işgalde haklı olduğuna dair resmi bir vesika gösterememesi halinde derhal tahliye edilmesi gerekeceği–
İlamda faize hükmedilmemiş olan hallerde, edayı içeren bölüm için alacak, karar tarihinde muaccel hale geleceğinden, bu tarihten itibaren faiz istenebileceği–