2. HD. 16.06.2020 T. E: 2019/8734, K: 3048-
Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50. ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği- Kadın yararına hükmolunan tazminatların az olduğu gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararı sonrasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373. maddesi gereğince bölge adliye mahkemesince bozma ilamına uyulup uyulmayacağına karar verilmesi için duruşma açılması gerektiği-
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma davasında; davalı erkeğe kusur olarak yüklenen, davacının vatandaşlık ve çalışma izni alabilmesi konusunda davalıya gerekli desteği sağlamama ve buna ilişkin işlemleri tamamlamama kusurlarının ispatlanamadığı, ancak davalıya kusur olarak yüklenen şiddet ve aşağılayıcı tavırlarda bulunduğu vakıalarının sabit olduğu; davacı kadının ise yemek yapmadığı, takma isimle kart bastırıp erkeklere masaj yapmaya gittiği, eve geç saatlerde geldiği, "başın kel, arkadaşlarım boşanırsan daha iyisini bulursun dediler" demek sureti ile hakaret ettiği, ayrıca davacı kadının üçüncü kişilerin yanında eşinin cinsel yönden yetersiz olduğunu söyleyerek eşini küçük düşürdüğü anlaşılmakta olup, gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının ağır kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği-
Sigortacının, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde, tazminatı ödemekle yükümlü olup; bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrütün gerçekleşeceğinin öngörüldüğü, sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise; söz konusu ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak esas alınacağı-
Davalının kreşine bırakılan davacılar çocuğunun kreşten çıkıp parkta bulunmasından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkin davada, davalının gerekli özeni göstermediğinden küçüğün kreşten ayrıldığı ve parkta bulunduğu, olay sırasında küçüğün üç yaşında olduğu, ailesinin manevi yönden yıpranacağı gözetilerek davacılar için manevi tazminata ilişkin ilkeler dikkate alınmak suretiyle makul bir tazminata hükmedilmesinin gerektiği-
Trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği- Ödeme borcu sona erdiren sebeplerden olup, sunulan ibranamenin ve iddia olunan ödemenin ve ibra keyfiyetinin araştırılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalması gerekeceği- Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceğinin öngörülmüş olduğu-
Trafik kazası nedeniyle istenen maddi ve manevi tazminat hususunda, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılması gerektiği ve manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığı-
Trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilirken hak ve nesafet kuralları çerçevesinde sonuca varılması gerektiği- Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine bir tek avukatlık ücretine hükmolunacağı-
Kadının, eşinin başka kadınla olan mesajlaşmalarını öğrendikten sonra eşiyle tartıştığı, tanıkların araya girmesiyle konunun konuşulduğu ortamda erkeğin pişmanlığını dile getirdiği, tarafların akşam yemeğe çıkmaya karar verdikten sonra kadının aynı günün akşamı ailesinin yanına gittiği ve sonrasında bir araya gelmedikleri durumda erkeğin güven sarsıcı eyleminden sonra evlilik birliği devam etmediği için kadının, erkeği affettiğini kabul etmenin namümkün olduğu- Kadının, eşinin annesini bulundukları ortamdan "defol git" diyerek kovduğu her ne kadar sabit ise de güven sarsıcı davranışlarda bulunmuş erkeğin yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda daha kusurlu olduğu-