Mahkemece HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi doğrultusunda davacı vekiline, manevi tazminat taleplerinin her bir davacının, anne ve babaları için ayrı ayrı ne miktarda istendiğinin açıklattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği- Takdir olunan manevi tazminat miktarının az olduğunun görüldüğü ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerektiği-
Davacı tanık beyanlarına göre ve mahkemenin de kabul ettiği üzere erkeğin aile birliğini ekonomik açıdan sıkıntıya sokan harcamalar yaptığı, bu suretle birlik görevlerini yerine getirmediğinin, ancak erkeğin bu kusurlu davranışının dışında boşanma davasının açılmasının gündeme gelmesiyle birlikte eşine ve eşinin ailesine yönelik olarak "sizi süründüreceğim" şeklinde sözler sarf ettiğinin, bu haliyle boşanmaya neden olan olaylarda davalının ağır kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davalı erkeğin bu şekildeki sözleri ile davacı kadının kişilik haklarının zedelendiğinin belirgin olduğu-
Davacının, amiri tarafından alaya maruz kalması ve küçük düşürülmesi, hakaretvari sözler duyması; amirin, yanında çalışan bazı personeli davacı ile alay etmeleri için davacının yanına göndermesi,psikolojik şiddet uygulaması halinde dahi hükmedilen manevi tazminatın davalı amir bakımından bir ceza aracına dönüştürülemeyeceği-
İş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada, kazanın bakım esnasında, asansörün, sigortalının sırtına düşmesinden kaynaklandığı, kusur raporuna göre davalı şirketin %75,  sigortalının ise %25 oranında kusurunun bulunduğu, iş kazası sonucu yirmi gün istirahat alan sigortalının %0 oranında maluliyetinin bildirildiği, Adli Tıp Kurumu raporunda da davacının iş kazası sonucu meydana gelen rahatsızlığın fonksiyonel bozukluk bırakmadan iyileşmiş olduğu, maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı- İş kazasının meydana geldiği tarih ve bu tarihteki paranın alım gücü ile iş göremezlik derecesi dikkate alındığında davacı lehine hükmedilen 6.000,00 TL manevi tazminat miktarının fazla olduğu-
Trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi- Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesinin amaçlanması ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, TBK.’nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılması gerektiği-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında takdir edilen maddi ve manevi tazminatın çok olduğu, daha uygun miktarda tayin edilmesi gerektiği-
Hesap raporunda sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler güncellenerek belirlenen bedellerden %10 hatır taşıması indirimi yapıldığında davacı ...  için 65.394,41 TL, davacı .... için 43.579,64 TL hükmedilmesi gerektiği- Davacılar için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu- TBK. mad. 51 ve 52 uyarınca hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği-
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanması ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılması gerektiği-
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuklar yararına hükmedilen iştirak nafakalarının az olduğu, mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekeceği- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan manevi tazminatın az olduğu-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminatın çok olduğu- Faiz isteği olmadığı halde, istek aşılarak faize hükmedilemeyeceği-