Davacı ile borçlu arasındaki alacağa mahsuben yapılan makine satışının İİK. 279/3, ticari emtianın mühim bir kısmının devri niteliğindeki satış işleminin İİK. 280/3. maddeleri gereğince iptale tabi bulunması, devir işleminin İİK.nun 280/son ve 44. maddeleri gereğince yapıldığının iddia ve isbatlanmaması karşısında, BK.nun 179. maddesi (şimdi; TBK. mad. 202) gereğince davacı üçüncü kişinin, devraldığı işletmenin borçlarından sorumlu bulunması nedeniyle, açtığı istihkak davasının reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı-
Faturaların tek başına mülkiyet karinesinin aksini isbata yeterli olmadığı, faturaların gerçekliği yönünden davacı ve satıcı firmanın ticari kayıtları üzerinde ödeme, (fatura dip koçanları vb. hususlara da bakılarak) bilirkişi incelemesi yaptırılarak ve faturaların borcun doğumundan önce mi yoksa sonra mı düzenlenmiş olduğu hususu da gözönünde bulundurularak, faturaların hacizli mallara uyup uymadığımı da araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu şirket ile istihkak iddiasında bulunan şirketin ortaklarının aynı kişiler veya aynı soyadını taşıyan kişiler olması ya da temsilcilerinin aynı kişi olması halinde şirketler arasında «organik bağ» bulunduğu ve dolayısıyla bunlar arasındaki -devir, satış, kira gibi- işlemlerin -kural olarak- alacaklardan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler olarak kabulü gerekeceği–
Haczin, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmış olması halinde İİK.’nun 97/a maddesindeki “mülkiyet karinesi”nin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına sayılacağı-
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesine uygun şekilde noterde düzenlenen sözleşme ile, iyiniyetle aracı satın almış olan kişinin mülkiyeti kazanacağı, mülkiyetin alıcıya geçmesi için trafik sicilinde aracın alıcı adına tescilinin -tescil işlemi «açıklayıcı» bir işlem olup, satışın geçerliliğini etkileyici nitelikte «kurucu» bir işlem olmadığından- zorunlu olmadığı–
Noter satışından sonra aracın davacı üçüncü kişi adına trafikte tescil edilmemesinin satışı geçersiz kılmayacağı, satışın trafik siciline işlenmesinin idari bir işlem olduğu, araç maliki bulunan davacının açtığı istihkak davasının kabulü gerekirken,kanıtlanmayan muvazaa gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-