Boşanma davasının 14.02.2007 tarihinde kesinleştiği ve evlilik birliğinin bu tarihte sona erdiği gözetilmeden, bu tarihten sonra da devam edecek şekilde tedbir nafakasına hükmedilemeyeceği-
Boşanma davası öncesinde müşterek evden ayrılan davalının, davadan feragat etmesine rağmen eve dönmediği ve bir süre sonra başka bir şehre taşındığı anlaşılmış olup, boşanma davasının reddedilmesi halinde, eşlerin müşterek yuvada birleşmeleri asıl olduğuna göre; davacının ayrı yaşamakta haklı olduğunun kabulü gerekeceğinden davacının geçimi için gerekli, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde, TMK. nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekeceği-
Kadının malvarlığının bulunması, gelirinin olması kocanın yasal yükümlülüklerini ortadan kaldırmayıp, bu hususun nafaka miktarına ilişkin takdir nedeni olabileceği-
Tedbir nafakası davalarında hükmedilecek nafakaya dava tarihinden geçerli olacak şekilde hükmedilmesi gerekeceği, kararın kesinleşmesinden itibaren hükmedilmiş olmasının doğru olmayacağı-
Yabancı mahkeme ilamlarının kendi ülkesi yasalarına göre kesinleştiği tarihten itibaren hüküm doğuracağı, buna göre de tarafların evliliklerinin yabancı mahkeme ilamının kesinleştiği 08.05.2006 tarihinde son bulduğu, eldeki davanın 20.07.2007 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle evlilik son bulduğundan tedbir nafakası yükümlülüğünün de ortadan kalkacağı-
Eşlerin evlilik birliğinde sürdürdükleri hayat seviyelerini ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiği gözetildiğinde ve davacı kadın ayrı yaşamakta haklı olduğunda davacı yararına hakkaniyete uygun bir miktarda nafakaya hükmolunması gerekeceği-
Boşanma davası açılmakla, ayrı yaşama hakkı kazanan ve yeterli geliri olmayan davalı kadın yararına uygun tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği-
Velayeti babaya bırakılan müşterek çocukların babaya teslim tarihinden itibaren davalı anne yararına tedbir nafakasına hükmedilemeyeceği-
Mülkiyeti davalı kocaya ait müşterek konutun davacı eş ve çocukların yararlanmasına tahsisine ilişkin tedbirin, Türk Medeni Kanununun 169'ncu maddesi uyarınca dava süresiyle sınırlı olarak alınması gerekeceği-
Dava tarihinden geçerli olmak üzere, davacı kadının işyeri açtığı 1.8.2006 tarihine kadar kadın yararına tedbir nafakası takdiri gerekeceği-