Davalı-davacının yoksulluk nafakası isteğinin bulunmadığı, istek olmadığı halde davalı-davacı yararına yoksulluk nafakası takdir edilmesinin doğru görülmeyeceği-
Davacı kadının açıkça yoksulluk nafakası istemi bulunmadığı gibi tarafların gelir düzeyleri nazara alındığında TMK. mad. 175 koşullarının da gerçekleşmediği- Çocuğun baba yanında kaldığı süre tespit edilmeden, dava tarihinden itibaren çocuk yönünden tedbir nafakasına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu- Davacı kadına mal rejiminin tasfiyesi istemine yönelik dava değeri açıklattırılıp, peşin nispi harç tamamlattırılıp, değerlendirilip sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği-
Müşterek küçük çocuklar yönünden tedbir nafakasına hükmolunması için ayrı yaşamda haklılık olgusunun aranmayacağı, çocuk kimin yanında ise ve çocuğa kim bakıyorsa karşı taraftan çocuk için nafaka isteyebileceği-
Eşlerin birbirlerine karşı olan bakım, barınma, koruma ve gözetme yükümlülükleri sürekli yinelenen yükümlülükler olup, bu yükümlülük evlilik sona erinceye kadar devam edeceğinden davacı kadın yararına istem tarihinden geçerli olmak üzere tedbir nafakasına karar verilmesi gerekeceği-
Kusur yönünden temyiz , boşanmayı içermediğinden, hükmün boşanmaya ilişkin kısmının 09.03.2006 tarihinde kesinleştiği; kesinleşmeye ilişkin usuli işlemler mahkeme kararı olmayıp, idari nitelikte bulunması nedeniyle, bu hususun mahkemece dikkate alınması gerektiğinden, ara karar ile hükmedilen tedbir nafakasının 47 ay üzerinden hesaplanmasının isabetsiz olduğu-
Birlikte yaşamdan kaçınan tarafın davalı olduğu ve davacının ayrı yaşamakta haklı olduğu anlaşılmakla davacının geçimi için gerekli ve davalının geliri ile orantılı olacak şekilde TMK. nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak uygun bir miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekeceği-
Davacının baba evinde kaldığı, davalının davacının ihtiyaçları ile ilgilenmediği, başka bir kadınla birlikte görülmesinden mahkemece, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, nafakanın niteliği ve TMK. nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi gözetilerek ayrı yaşamakta haklı olan davacı kadın yararına uygun bir miktar nafakaya hükmedilmesi gerekeceği-
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakimin, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) alması gerektiği-
Davacının çalıştığı süreler hariç olmak üzere tedbir nafakasına hükmedilmiş, ancak tedbir nafakasının geçerli olmadığı sürenin başlangıç ve bitiş tarihleri belirtilmemiş olduğundan hükmün doğru görülmediği-
Mahkemece Yargıtay bozma ilamı nedeniyle müşterek çocuk yönünden verilen ilk hükmün kesinleşmediği dikkate alınarak, bozmada belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden nafaka takdirinin gerekeceği-