Önemli ölçüde tehlike arz eden elektrik dağıtım tesislerinin faaliyetinden dolayı gerçekleşen ölüm olayı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi- Davacıların desteğinin davalıya ait elektrik iletim hattına temas etmesi sonucu vefat ettiği- Tazminat hesabında ölenin kusuru indirildiğinden yeniden kusur indirimi yapılamayacağı, davalının üst işveren olarak denetim ve gözetim yükümlülüğü bulunduğundan husumet itirazının yerinde olmadığı, oluşan zarardan davalının sorumlu olduğu, 392.167,27 TL maddi ve toplam 60.000,00 TL manevi tazminattan fazla tazminat verilemeyeceği, usuli kazanılmış hak gereği PMF 1931 hayat tablosuna göre yeniden rapor alınmasının davanın esasına etkili olmayacağı- Faize yönelik istinaf sebebi olmayan davalının bu hususu temyizde ileri süremeyeceği- PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapan rapora karşı davacının kanun yoluna başvurmaması ile davalı lehine usul kazanılmış hak oluştuğu- Hükmedilen manevi tazminat tutarlarının hakkaniyete uygun olduğu-
Uyuşmazlık, davalı küçüğün haksız eylemi nedeniyle uğranılan zararın, haksız eylem hükümlerine göre davalı küçük ile ev başkanı olan davalı anne ve babadan tahsili istemine ilişkindir...
Sigorta şirketinin sorumluluğunun, ödeme de mükerrerlik olmamak kaydıyla poliçe limiti ile sınırlı olduğu-
Uyuşmazlık, elektrik akımından kaynaklı yaralanma nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir...
6098 Sayılı TBK' nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012'den sonra iş kazası ve meslek hastalıkları tazminat alacaklarına yapılacak ödeme noktasında kısmi ve tam karşıIık ödemenin bulunup bulunmadığı noktasında Yargıtay uygulamasının geliştirdiği denkleştirme metodunun kullanılması hakkaniyetli çözüme ulaşılması noktasında önem arz etmekte, ödemelere faiz işletilmek suretiyle tazminat alacağından mahsup yeterli olmayacağından bu doğrultuda ödemenin yapıldığı tarihteki verilere göre hesaplanan tazminat alacağı ile ödenen miktar birbirine oranlanarak, tazminat alacağının ne kadarının karşılandığı belirlenip karşılanan tutara ilişkin ödemenin fatura niteliğinde olduğu kabul edilerek, karşılanmayan bakiyesi için davacı tarafın alacak hakkının varlığı doğrultusunda bakiye tazminata hükmetmek gerekeceği-
Uyuşmazlık, taşıma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir...
Davacının olay tarihinde ana yol kenarında bulunduğu sırada elektrik akımına kapılarak ağır şekilde yaralandığı, %92 oranında malul kaldığı, olayın meydana gelmesinde davacının %10 oranında, davalı şirketin ise %90 oranında kusurlu olduğu, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, maddi tazminat istemiyle açılan asıl davada verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu; ancak İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararın davalı taraf lehine kaldırılmasına karar verildiği ve davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunun kararda belirtildiği, buna rağmen İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, davalının usuli kazanılmış hakkını ihlal edecek şekilde davacı lehine fazladan manevi tazminata hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu ve aleyhe hüküm verme yasağının ihlal edildiği-
Mahkemece ayrıca keşif yapılmadan ceza dosyası üzerinden alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) kusur raporuna dayanılarak karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı- Hükmedilen tazminatın bir miktar düşük olması nedeniyle tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ATK raporu taraflara yüklenebilecek kusur durumu, murisin yaşı, paranın alım gücü, davacıların yaşları, kazanın oluş şekli, oluşan zararın ağırlığı göz önüne alındığında, tazminatın davacıların zenginleşmesine, davalıların ise, fakirleşmesine yol açmayacak bir miktara çıkarılmasına karar vermek gerektiği-
Davalı sigorta şirketi tarafından Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle manevi tazminat talebi- Manevi tazminatın zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılması gerektiği- Taraflar arasındaki ilişkinin TTK’da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, TTK’nın 3. ve 4. maddeleri hükmü uyarınca tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın mutlak ticari işlerden olduğundan avans faizi istenebileceği-
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 369 uncu maddesi uyarınca ev başkanı olan davalının yasal gözetim ve özen ödevini yerine getirmediği iddiasıyla manevi tazminat istemine ilişkindir...
