Davalı sigorta şirketi tarafından Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle manevi tazminat talebi- Manevi tazminatın zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılması gerektiği- Taraflar arasındaki ilişkinin TTK’da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, TTK’nın 3. ve 4. maddeleri hükmü uyarınca tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın mutlak ticari işlerden olduğundan avans faizi istenebileceği-
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 369 uncu maddesi uyarınca ev başkanı olan davalının yasal gözetim ve özen ödevini yerine getirmediği iddiasıyla manevi tazminat istemine ilişkindir...
Islah edilen kısım için davalı Belediye Başkanlığının zamanaşımı savunmasının kabulüne karar verilmesinin gerekip gerekmediği- Kaza tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre zamanaşımı süresinin beş yıl olduğu- Mahkemece, kaza nedeniyle oluşan bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi olmadığı, bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğunun kabul edilmesi gerektiği, kaza nedeniyle değişen ya da gelişen bir arızanın bulunmadığı, davaya konu olay bakımından uygulanması gereken beş yıllık ceza zamanaşımı süresinin geçtiği gibi KTK'nın 109/2 maddsinde düzenlenen ve her hâlde öngörülen on yıl olarak öngörülen sürenin de dolduğu- Davalınin, süresinde zamanaşımı def'îni ileri sürdüğü gözetilerek, bu davalı yönünden ıslah edilen kısım için davacı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği-
Müteselsil sorumluluk esası- Tazminat hesabı- Kusur oranı- Davacı dava dilekçesinde, "müvekkilinin kusursuz olduğunu ileri sürerek zararın tamamını davalılardan müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre" talep etmiş olup kazada davacının % 20, dava dışı işverenin (davaya konu inşaat şantiye yetkilisinin) % 50, davalı araç sürücüsünün ise % 30 oranında kusurlu olduğu belirlendiği- Dava müteselsil sorumluluk esasına göre açıldığından, davalıların zararın tümünden sorumlu olduğu ve davada teselsül kuralına dayanıldığı, davalıların, zararın % 80'ine isabet eden miktardan müteselsilen sorumlu olduğundan gerçekleşen zararın istek doğrultusunda tahsiline karar verilmesi gerektiği-
Trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi- Manevi tazminatın takdirinde TBK'nın 56. maddesindeki özel haller-
Uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli-geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli bakıcı gideri ile manevi tazminat talebine ilişkin olduğu-
Kısmi davada cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmese bile ıslaha karşı zamanaşımı defi ileri sürülebildiği-
Kaza nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı talebi- Tazminatlardan müterafik kusur indirimi yapılmaması- Manevi tazminat-
Kadına karşı uyguladığı cinsel şiddet ve kadını duygusal olarak aşağılar tarzda cinsel birliktelikten sonra para bırakılması eylemleri ile kadının birden fazla erkekle diğer eşin güvenini sarsacak derecede fazla sayıda telefon görüşmesi ve mesajlaşması gibi güven sarsıcı eylemlerinin kıyaslanmasında erkeğin ağır, kadının hafif kusurlu olduğu-
Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık; davalı Erdi C.'ın sürücüsü olduğu, diğer davalı İ. Yeral'ın ise ruhsat sahibi olduğu aracın karıştığı 08.02.2014 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin yakınlarının manevi tazminatı talebine ilişkindir...