Bozma ilamına konu ilk kararın davalı şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediği, bu nedenle davalı şirket vekilinin temyiz talebinin, bozma ilamı öncesi verilen ilk kararın temyizi niteliğinde olmakla, temyiz itirazını inceleme görevinin Özel Daireye ait olduğu- Meydana gelen iş kazası nedeniyle, davacının iş göremezlik derecesinin % 7,2 olarak belirlendiği, olayın meydana gelmesinde davacının % 25 oranında, davalıların ise % 75 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla hükmedilen manevi tazminat miktarının çok fazla olduğu-
Dava haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istemi-
Kasten yaralamadan kaynaklanan tazminat istemi-
Zararın gerçek miktarı davacı tarafından ispatlanamasa bile hakim tarafından hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilebileceği, 90 gün süreyle geçici iş görmezlik halinde kalan davacının gelir durumu ile ilgili bir belge sunmaması da gözetilerek, olay tarihindeki asgari ücret üzerinden hesaplanacak geçici iş göremezlik zararına hükmedilmesi gerekeceği- Davacının (silahla) yaralanma derecesi de gözetilerek daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
Haksız eyleme dayalı olarak takdir edilecek manevi tazminat tutarının, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir işlevi olan özgün bir nitelik taşıyacağı, bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği, bu nedenle tazminatın sınırının, amacına göre belirlenmesi gerekeceği- Olay tarihi, olayın gelişim biçimi, ve özellikle davacıların yaralanma dereceleri dikkate alındığında, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarlarının fazla olduğu-
Etkili eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada, bilirkişi raporunda belirtilen tedavi giderine ilişkin faturanın davacı tarafından ödenmemiş olması, davacının bu miktarda tedavi gideri yapmadığı anlamına gelmeyeceği, mahkemece gerekli görüldüğü takdirde ilgili sağlık kuruluşundan sorularak fatura tutarı kadar tedavi gideri yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa ödenip-ödenmediği, ödenmedi ise borçlusunun kim olduğu belirlenerek, ödenmişse belge getirtilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği- Olayın gerçekleşme biçimi, davacının yaralanma derecesi ve zararın ağırlığı gözetilerek davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerektiği-
Kasten yaralama eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi-
Davalı tarafa ait aracın %25 oranında kusurlu olarak sebebiyet verdiği olayda, olay tarihinde 14 yaşında öğrenci olan davacının %42 oranında sürekli maluliyet oluşturacak derecede yaralandığı, 6 ay geçici iş göremez hale geldiği ayağında kırıklar oluştuğu, hastanede yatıp tedavi gördüğü, ameliyat edildiği ve vücuduna platin/tel takıldığı anlaşıldığından; olaydaki kusur durumu ile meydana gelen yaralanma sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla “çocuk yararına”; kazada yaralanan davacı küçüğün babası olan diğer davacının olay sebebiyle üzülüp acı ve elem duymuş olması kaçınılmaz olduğundan; davacı babanın manevi zararlarının kısmen de olsa giderilmesi amacıyla “baba yararına” tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalının sorumluluğun niteliği de göz önünde tutularak, davacı için olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşecek şekilde hak ve nesafet kuralları çerçevesinde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
Haksız fiile dayalı manevi tazminat istemi-
Kasten yaralama ve hakaret nedeniyle manevi tazminat istemi-