Haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin davada, istek halinde faizin, haksız eylemin vuku bulduğu (zararın ortaya çıktığı) tarihten itibaren işletilmesi gerektiği-
Mahkemece, meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanma ve malul kalma nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının daimi işgöremezlik oranı ve kusur oranları gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacı için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde biraz daha az manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin uygun görülmediği-
Mahkemece, meydana gelen trafik kazası sonucu evladın ölümü nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları da gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacılar için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
Haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkin davada, zamanaşımı süresinin olay tarihinde yürürlükte bulunan BK'nun 60/1-2. maddelerine göre belirlenecek olup, fakat, davalının eyleminin aynı zaman da suç teşkil etmekte olduğundan, eylemin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 265 inci maddesine göre görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu, bu suçta zamanaşımı süresinin 8 yıl olup, eylem tarihine göre zamanaşımı süresinin geçmediği-
Ceza mahkemesince belirlenen maddi olgular hukuk hakimi yönünden de bağlayıcı olduğundan ceza davasının kesinleşen kararında "haksız fiil faili hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamış olması" durumunda zarar gören lehine hükmedilen tazminat miktarından "bölüşük durumda" kusur nedeniyle indirim yapılması gerekmediği-
Olayın meydana geliş şekli ve davacıdaki yaralanmanın niteliği dikkate alındığında davacılar için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir miktar daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda beden gücü kaybına uğrayan davacının 18 yaşından itibaren kazanç sağlamaya başlayacağı kabul edilerek, bu yaştan itibaren zarar hesabı yapılmış ise de, davacının sürekli çalışma gücünü yitirdiği tarihten itibaren zararın oluşacağı kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği-
Reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalılar yararına nisbi tarifeye göre avukatlık ücreti takdiri gerekeceği- Hakimin manevi tazminat miktarını, TMK'nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir edeceği-
Davacı tarafından ödendiği ve SGK tarafından karşılanmadığı iddia edilen tedavi giderlerinin ispatı ile söz konusu tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların ve SGK' nun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi için uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri olduğunun tespit edilmesi halinde SGK'nun davaya dahil edilmesi ve bu tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan tedavi gideri, belgelenemeyen tedavi giderleri, bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden ise davalı sigorta şirketi, işleten ve sürücünün sorumlu tutulması gerektiği- Kendisi tarafından ödendiği iddia edilen tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanıp karşılanmadığının ve davacının uğradığı çalışma gücü kaybına ilişkin olarak SGK tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması, rücuya tabi olduğunun anlaşılması halinde hesaplanan tazminattan mahsubu için ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeyi tazminat hesabının yapıldığı günden önce alan davacı, bu paranın tazminat hesabının yapıldığı güne kadar işleyen yasal faizi kadar kazanım sağlamış olacağından; zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin getirisinin yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilip hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekeceği-
Haksız eylemden kaynaklanan manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar verilecek olan para tutarının adalete uygun olması gerektiği-
