Yargılama sırasında ileri sürülmeyen iddia ve delillerin temyizi incelemesi sırasında nazara alınamayacağı-
Temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği-
Alacaklının şikayetinin kabulüyle Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ilama aykırı olarak verilen müdürlük kararının kaldırılması gerektiği-
İcra dairelerinde ve icra mahkemelerinde adli tatil hükümlerinin uygulanmayacağı-
Davacının "esaslı vasıfta hata" iddiasıyla icra mahkemesine başvurarak ihalenin feshi isteminde bulunduğu, bu durumda ihale tarihinden itibaren de 1 yılın geçmediği, ihalesi gerçekleştirilen aracın, change araç olduğu iddiası ile Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütüldüğü ve soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu ile; aracın sağ motor bölümü orijinal şase numarasının "uu15S.."yazı ve rakamlarının bulunup kalan bölümünün okunmayacak şekilde taşlanarak silindiği, motor numarasındaki harf ve rakamların yine okunmayacak şekilde taşlanarak silindiği, aracın ön cam sol alt köşesi iç kısmında şasi numarası yazılı olan kısmın orijinal karakterlerden farklı olup bu bölgeye sonradan yapıştırılmış olabileceği, dosya içindeki bilgilere göre belirtilen şasi numarasının ............. plakalı araca ait olduğu, davacı ihale alıcısının, aracın önemli nitelikleri hakkında hataya düştüğü ve aracın tescil işlemlerini gerçekleştiremediği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince verilen ihalenin feshine ilişkin kararın yerinde olduğu-
Davacıya satış ilanının birlikte oturan kızı ........... imzasına tebliğ edildiği, davacının tebligat yapılan adresin kendi adresi olmadığı yönünde itirazı olmadığı, kızının isminin .......... olduğu bu nedenle tebligatın geçersiz olduğu iddiasında bulunmuş ise de tebligattaki ...........'in nüfus kaydında yazılan ............ kişi olduğu, davacıya yapılan satış ilanı tebligatın usulüne uygun olduğu, kaldı ki; İcra Müdürlüğünce taşınmazın muhammen bedelinin 452.642,00 TL olarak belirlendiği, ............ tarihli ihalede ise ihale alıcısı ...........'a 760.000,00 TL'ye ihale edildiği İİK'nın 134/8 maddesi gereğince zarar unsuru gerçekleşmediğinden ihalenin feshi talebinin reddine ilişkin karar yerinde olup davacı tarafından dava dilekçesinde öne sürülen ihaleye fesat karıştırıldığı yönündeki beyanda soyut iddiadan ileri geçmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekeceği-
Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz edene 23.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği halde, temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra 08.12.2022 tarihinde verilip kaydettirildiği, davacıların temyiz yoluna başvurusu süresinde olmadığından, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK.nun 364/2. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nun 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddi kararı doğru olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekeceği-
İmzaya ve borca itiraz konulu somut uyuşmazlıkta; Üç kişilik heyetten alınan 03.5.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınmak suretiyle, takip konusu çekteki imzaların borçlu kooperatif yetkililerine ait olmadığı belirtilerek, borçlunun imza itirazının kabulüne ve takibin muteriz borçlu yönünden durdurulmasına-
Katılma yolu ile temyizin, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı olup ona tabi olduğu, bu nedenle asıl tarafın temyiz talebi esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile temyiz talebi de reddedilmesi gerektiği-
İstinaf incelenmesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetilebileceği, şikayetçi borçlu tarafından ......... İcra Hukuk Mahkemesinin ........... E.sayılı dosyası ile takibin iptali istemine ilişkin şikayette bulunulduğu, takibin tedbiren durdurulmasına ilişkin mahkemece alınmış bir tedbir kararı bulunmadığı gibi ihalenin yapıldığı tarihte henüz yargılamanın sonuçlanmadığı, bu nedenle somut olaya İİK'nın 364/3 maddesinin uygulanma yerinin bulunmadığı- İhalenin feshi şikayetine konu olan taşınmazın kıymetine karşı borçlu tarafından itirazda bulunulduğu, .............. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ilamı ile kesinleşen kıymet takdiri üzerinden satışa çıkarılan taşınmazın ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu, her ne kadar borçlu tarafından kıymet takdirine ilişkin itirazlarının yeterince incelenmediği beyan edilmiş ise de usulüne uygun keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı yönünde bir itirazda bulunulmadığı gibi kıymet takdirine etki edecek somut iddialar da ileri sürülmediği, bu nedenle zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü ile esasa ilişkin inceleme yapılmadığından şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığı, dosya kapsamı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile şikayetçi borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekeceği-