İstinaf ve temyiz yoluna başvurunun satıştan başka icrai işlemleri durdurmayacağı, meskeniyet şikayetinin reddine ilişkin karara karşı borçlu kanun yoluna başvurmuş olup "borçlunun başka malvarlığı olmadığı" gerekçesi ile "zamanaşımının kesildiğinin kabul edilemeyeceği", borçlunun işe girme ya da miras yoluyla mal edinebilme ihtimalinin mevcut olduğu gözetilerek icra takibini ilerletmeye yönelik başka taleplerde bulunabileceği dikkate alınmak suretiyle, İİK. m 71/son; 33/a uyarınca, bonoya dayalı takibin kesinleşmesinden sonra zamanaşımına uğradığına yönelik başvurunun esasının incelenmesi gerektiği-
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebileceği- Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtayın temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye göndereceği-
İstihkak davasında harç ve vekalet ücreti hesaplanırken dava konusu alacak ile haczedilen malların değerinden az olan miktarın dikkate alınacağı; kesinlik sınırının belirlenmesinde ise davaya konu alacak, hak veya malın değerinin esas alınacağı (İİK. mad. 363/1)- (Alacak miktarından yüksek olan) "mahcuzun değerinin" karar tarihi itibariyle kesinlik sınırını geçmesi halinde, temyiz talebinin incelenmesi gerektiği- Bankanın üçüncü kişi sıfatı ile istihkak iddiasında bulunabilmesi için, haciz kararının alındığı tarih itibarı ile kredi borcunun tamamının ödenmemiş olması, banka riskinin devam ediyor olması, belirlenen geri ödemenin yapılmamış olması, kredi alacağı veya çek varsa bu miktar ile sınırlı olmak üzere üçüncü kişi bankanın dava konusu hesaplar üzerinde rehin, hapis, takas ve mahsup hakkının bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, bankanın sorumluluğu kapsamında olan alacaklarının kesinleşmiş olmasının gerekmediği-
12. HD. 01.06.2021 T. E: 4486, K: 5723-
12. HD. 18.05.2021 T. E: 735, K: 4985-
Temyiz dilekçesi olarak kaydedilmeyen ve harçlandırılmayan dilekçenin reddi gerektiği-
Temyiz talebi esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile temyiz talebinin de reddedileceği- İİK. mad. 364/2 ve HMK’nun 361/1. maddesi uyarınca ise, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceği-
Temyiz sınırının 02.12.2016 tarihinden itibaren kırk bin Türk Lirası’na, 28.02.2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na, 01.01.2020 tarihinden itibaren de yetmiş iki bin yetmiş Türk Lirası'na, 01/01/2021 tarihinden itibaren de yetmiş sekiz bin altı yüz otuz Türk Lirası'na çıkarılmış olduğu-
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edene 28/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği halde, temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra, 16/11/2020 tarihinde verilip kaydettirilmiştir.5311 sayılı Kanunla değişik İİK.nun 364/2 maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nin 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin SÜRE AŞIMINDAN REDDİNE karar verilmesi gerekeceği-
Davacı asıl borçlu şirkete icra emrinin 26.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, şirketin usulsüz tebliğ şikayetinde bulunmadığı, şirketin davasının süresinde olmadığı, asıl borçlu tarafından açılan davanın süresinde olmaması nedeni ile ipotek malikinin açtığı dava sonucunda icra emrinin iptali veya düzeltilmesi söz konusu olamayacağından istemin reddine karar verilmesi gerekeceği-