Davada, aylık 100.-YTL fark üzerinden yıllık toplam 1.200.-YTL (fark) yoksulluk nafakası istenmiş olup bu miktar direnme kararının verildiği tarihte yasal temyiz edilebilirlik sınırının altında kalmakta ise de nafaka davalarının hukuki niteliği ve hükmedilecek miktarın takip eden yıllar için istenebilecek nafaka miktarına etkisinin ard etkisi kapsamında değerlendirilmesinin gerekeceği-
Yoksulluk nafakası karara bağlandıktan ve kesinleştikten sonra , yoksulluk nafakasının artırılması veya azaltılması (kaldırılması) davasında yeniden kusur araştırması yapılamayıp; artık yoksulluk nafakasının sona erme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin (TMK.nun 176.mad.) incelenmesinin gerekeceği-
TMK. 175/I VE 176/IV'ün Anayasa'ya (madde 2'ye) aykırı olmadığı-
Önceki nafakanın takdir edildiği tarihten yaklaşık iki yıllık bir sürenin geçmesi halinde sosyal ve ekonomik durumların değiştiğinin, ihtiyaçların arttığının, enflasyon oranında alım gücünde azalma olduğunun kabulünün gerekeceği-
Nafakanın bağlandığı tarihten çok kısa bir zaman sonra artırılması talebiyle dava açılması durumunda; bu dönem içerisinde tarafların mali durumlarında önemli ölçüde bir değişiklik meydana gelip gelmediğinin araştırılmasının zorunlu olacağı-
Boşanma protokolünün 8.maddesinde "başkaca nafaka" talep edilmeyeceği konusunda taraflar anlaşmış olsalar bile, protokolün 5 ve 6. maddelerinde üstlenilen gelir sağlama borcunun ihlal edilmesi durumunda nafaka alacaklısının bu nafakanın aylık irat şekline dönüştürülerek ödenmesini talep edebileceği-
Davaya konu 140'ar YTL nafakalara kesinleşen ilam ile 09.03.2005 tarihinde hükmolunduğu, eldeki bu dava ise 27.03.2008 tarihinde açılmış olup, bu süre içerisinde doğal olarak davalı çocukların ihtiyaçları artmış, günün ekonomik koşullarına göre de önceki 140’ar TL yardım nafakası miktarları yetersiz kalmış olup, önceki artış ilamı da nazara alındığında, nafaka miktarlarının hakkaniyete uygun bir miktarda artırılması gerekirken önceki ilamla belirlenen nafakaların aynısına hükmolunmasının doğru olmayacağı-
Artırılması istenen önceki nafakanın takdir edildiği protokol tarihi ile iş bu davanın açıldığı tarihe kadar geçen yaklaşık 15 ay içinde tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında değişme olacağı, bunun aksinin düşünülmesi hayatın olağan akışına aykırı olup kabulünün imkânsız olacağı, kaldı ki bu süre içinde çocuğun yaşı ve eğitim düzeyine göre ihtiyaçlarının da doğal olarak artacağı, böylece nafakanın TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan “hakkaniyet” ölçüsünde bir miktar artırılması gerekeceği-
Mahkemece; kadının taşınmazlarından elde ettiği gelirle, davalıdan aldığı nafaka miktarı toplamının, onu, yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunmadığı gözetilmek suretiyle yoksulluk nafakasının bir miktar artırımına karar verilmesi gerekeceği-
