E. yazılı senetlere dayalı icra takiplerinde icra dairesine gelen borçlunun yazılı ve imzalı ikrarı ile zaman aşımının kesildiği, bu tarihten itibaren işlemeye başlayacak zaman aşımı süresinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre üç yıl olduğu, bu durumda yalnızca adi muamelelerde uygulama yeri olan 818 sayılı Borçlar Yasasının 135.maddesinin 2.fıkrasının uygulanamayacağı-
İcra takibinde dosyanın işlemden kaldırılması halinde takip derdest kalmaya devam edeceğinden, takibin yapıldığı tarihte işlemekte olan zamanaşımı süresinin kesilmiş olduğu- Zamanaşımının alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden alacağın dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade ettiği- Borcun zamanaşımına uğramasıyla borcun (alacağın) sona ermeyeceği, sadece alacaklının alacağını dava yoluyla elde etme olanağının ortadan kaldıracağı, zamanaşımına uğramış bir borcun ifa edilebilen fakat dava edilemeyen eksik bir borç haline geleceği- TBK. 146'da (BK. 125'de) öngörülen zamanaşımı süresinin genel bir süre olup aksine bir hüküm bulunmadığı hallerde bütün alacaklar için geçerli olduğu- TBK. 149'a göre sözleşmeden doğan alacaklarda zamanaşımının, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı- Zamanaşımının durması halinde, o ana kadar işlemiş olan zamanaşımı süresinin işlediği noktada duracağı, buna yol açan sebebin ortadan kalktığı andan itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği- Zamanaşımının kesilmesi halinde ise borçlunun veya alacaklının ya da hakimin belli fiilleri sonucu olarak işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı- Zamanaşımını durduran ya da kesen sebeplerin TBK.'da sayılarak belirtilmiş olduğu- Alacaklının borçlu hakkında dava açması veya icra takibinde bulunması ile zamanaşımının kesileceği, zamanaşımı kesilince kesilmeden itibaren yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlayacağı-
B.K 135/2. maddesi hükmüne göre, alacak, bir hüküm ile sabit olmuşsa zaman aşımı süresinin 10 yıl olduğu-Eş hakkındaki nafaka alacaklarının muaccel olduğu tarihler ile takip tarihi arasında 10 yıllık zaman aşımı süresi geçtiğinden, İcra Mahkemesinin zaman aşımının gerçekleştiğine yönelik kararı ilama uygun olup kararın onanması gerekeceği-
Mahkemece, takip tarihinden geriye doğru on yıllık nafakanın istenebileceği gözetilerek takip talebi ve icra emrinde, nafakanın talep edildiği döneme ait tarihler de dikkate alınarak ve borçlunun ödeme iddiası da değerlendirilmek suretiyle inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece nafaka borcu için ödendiği açıklamasını içermeyen, alacaklının hesabına yatırılmayan, aylık nafaka miktarı ve bu miktarın katları şeklinde olmayan takibin kesinleşmesinden önceki dönemde yapılan ödemelerin ahlaki ödeme olarak kabulü ile nafaka borcundan mahsup edilemeyeceği-
Tasarrufun iptâline ilişkin 28.01.1993 tarihli mahkeme kararı 27.08.2005 tarihinde tebliğe çıkartılmış olup davalı temyiz dilekçesinde "karardan itibaren 10 yıllık sürenin geçtiğini ve davanın zamanaşımına uğradığını" belirttiğinden ve temyize konu davada hükümden sonraki 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, zamanaşımını kesen ödeme ve diğer sebeplerin olduğunun ileri sürülmesi halinde bu hususların mahkemece soruşturulması ve incelenmesi gerektiğinden kararın bozulması gerektiği-
Ortaklığın giderilmesine ilişkin ilamın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu-
Zamanaşımı kesilince, süresi ayni olan yeni bir zamanaşımının işlemeye başlayacağı–