9. HD. 09.07.2018 T. E: 6004, K: 14928-
9. HD. 05.07.2018 T. E: 4314, K: 14795-
Feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine-
Genel tatillerde çalıştığını iddia eden işçinin, bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu- İspat konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmalarının yazılı delil niteliğinde olduğu, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerektiği- İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemeyeceği İşyerinin faaliyeti ve davacı tanıklarının beyanlarındaki çelişki birlikte değerlendirildiğinde, davacının genel tatillerde çalıştığı iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından alacağın reddi gerektiği-
Feshin geçersizliği ve işe iade davasında, asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu takdirde, her iki işverene birlikte dava açılmasında işçi açısından yarar olduğu- Muvazaa olmadığı sürece, alt işveren işçisi ile ilgili davada istemin ve verilecek kararın, feshin geçersizliği ve işe iade yönünden alt işveren; ancak feshin geçersizliğine bağlanan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden her iki işverenin birlikte sorumluluğu kapsamında olması gerektiği- Asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmenin muvazaalı olması halinde ise, asıl işveren başlangıçtan beri gerçek işveren olduğundan, davanın tarafının asıl işveren olması gerektiği- Alt işverenin bu anlamda işverenlik sıfatı bulunmadığından, taraf sıfatının da olmayacağı- Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğünün alt işverende olduğu- Asıl işverenin iş ilişkisinde, sözleşmede taraf sıfat bulunmadığından, işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemeyeceği- Asıl işverenin işe iade kararı sonrası, işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden alt işverenle birlikte sorumluluğunun bulunduğu- Zorunlu dava arkadaşlığı dışında, bir kişinin dahili dava yolu ile davaya dahil edilmesi ve hakkında hüküm kurulmasının mümkün olmadığı-
İş K. mad. 20 uyarınca, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir aylık hak düşürücü süre içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerektiği- İşveren fesih bildiriminde bulunmuş ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması gerektiği ve bu anlamda, işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarihin, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacağı- E.li fesih halinde dava açma süresinin, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işleyeceği- Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümlerinin, dava açma süresini kesmeyeceği ve işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor almasının da bu süreyi durdurmayacağı- İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresinin, önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlayacağı-
Yıllık ücretli izinle ilgili İş K. 53. maddedeki kıdem süreleri dikkate alınarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4; 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5; 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesi gerektiği, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınırın 8 aya kadar da çıkabileceği- Davacı 01.07.1990-05.11.2015 tarihleri arasında çalışmış olduğundan, kıdem süresi ve fesih sebebine göre işe başlatmama tazminatının 4 ay yerine 6 ay olarak belirlenmesinin uygun olacağı-
Davacı işçinin, el yazısı ile davalı işverene hitaben düzenlediği dilekçesinde "alt işveren nezdinde ve davalı işverene ait başka iş yerlerinde çalışmak istemediğini" belirttiği, taraflar arasında düzenlenen protokol ile, davacı işçiye kıdem tazminatı ve brüt ... TL ek menfaatin ödenmesinin taahhüt edildiği, iş yeri kayıtlarından yapılan bu ödemenin kıdem ve ihbar tazminatını karşılar nitelikte olduğunun anlaşıldığı, ikale teklifinin davacı işçiden gelmesi nedeniyle de, geçerlilik koşullarının oluştuğu tespit edildiğinden, ikale sözleşmesi yolu ile iş sözleşmesi sona eren davacı işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması söz konusu olmayacağı-
Mahkemece davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin olup olmadığı tartışılıp değerlendirilmeden işe iade ve mali sonuçlardan sadece davalı ..... Enerji Tesisleri Montaj ve Makina Metal San. Tic. Ltd. Şti. hakkında hüküm kurulduğu; davalı ..... hakkında ise olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunması halinde davalı .....’ın işe iadenin mali sonuçlarından müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmamış olmasının hatalı olacağı, ancak yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda davalı .....’ın asıl işveren olduğu sonucuna varılması halinde temyiz eden sıfatı itibariyle usuli kazanılmış hak ilkesi gereği şimdiki gibi hüküm kurulması gerekeceği, aksi halde, anılan davalı hakkında davanın reddine karar verilmeli ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin buna göre belirlenmesi gerektiği-
Feshin geçersizliği ve işe iade davasında, asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu takdirde, her iki işverene birlikte dava açılmasında işçi açısından yarar olduğu- Muvazaa olmadığı sürece, alt işveren işçisi ile ilgili davada istemin ve verilecek kararın, feshin geçersizliği ve işe iade yönünden alt işveren, ancak feshin geçersizliğine bağlanan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden her iki işverenin birlikte sorumluluğu kapsamında olması gerekeceği-
