İş yerindeki Bölge Müdürü tarafından Whatsapp grubunda çalışan ile arasındaki süreç paylaşılmış ve "dayı" olayı geyik muhabbetine dönüşmüş olup, davacının bu Bölge Müdürüne youtube adlı video paylaşım sitesinde izlenebilen "dayıya dayayan dayı" adlı müstehcen video klibini gönderdiği, ayrıca Bölge Müdürünün; " .... eğer "dayın" yoksa bana karşı biraz daha dikkatli olmanı tavsiye ederim. Eğer varsa birşey olmaz sana rahat ol" şeklindeki yazışmasına ben kapak diye buna derim şeklinde yazdığı ve davacının da "üst makamda alçak insanlar tanıyıp dostlarımı kırmaktansa, kariyerimi kaybetmeyi yeğlerim", kapak ne demek hemide logar kapağı" şeklinde, yakışıksız, gayri ahlaki, küçük düşürücü yorumları nedeniyle, davacının iş akdinin davalı şirket tarafından geçerli nedenle feshedildiği-
Davalı işverence davacıya tebliğ edilen fesih bildiriminde" 20.01.2015 tarihi itibariyle iş akdiniz işiniz ve işyerinin gereklerinden kaynaklanan nedenlerle sona erdirilmiştir" şeklinde bildirim yapılarak 4857 sayılı Yasanın 18.maddesinde " ...işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan ..." şeklinde düzenlenen fesih nedenine dayanmasına rağmen salt yasal ifadeler kullanılmak suretiyle somut hiçbir gerekçe içermeksizin feshedildiğinin görüldüğü, Yasanın ifadesinde geçen geçerli bir fesih nedeninin soyut şekilde yazılarak ya da başka bir deyişle fesih nedeni somutlaştırılmaksızın salt yasada yazılı ifadelerin kullanılarak fesih yapılması halinde feshin geçersiz olacağı, dolayısıyla fesih bildiriminde belirtilen ifade İş Kanununun 19.maddesinin öngördüğü kesinlik ve açıklıkta olmadığından feshin geçerli nedene dayanmadığı kabul edilerek davanın kabulü gerektiği-
Davalılara ait şirket ana sözleşmeleri, şirketlerin tüm ortak ve yöneticilerini gösterir ticaret sicil kayıtları, işyerlerinin faaliyet adreslerini gösterir belgeler temin edilmeli, sonrasında işyerinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılıp gerekirse tanıklar keşifte yeniden dinlenilerek, davalı .......Şirketine ait işyerinin davalı ......Şirketine ait işyeri içinde olup olmadığı, her iki davalının işçilerinin birlikte çalışıp çalışmadığı, bu işçilerin aynı servis ve aynı yemekhaneyi kullanıp kullanmadığı, makine ve teçhizatların hangi davalıya ait olduğu, .......Şirketi çalışanlarının emir ve talimatları kimden aldıkları, bu şirkete ait çalışanları kimin denetlediği ve denetimin nasıl olduğu, davalı ...'ın sadece sipariş sıkışması olan dönemlerde mi yoksa sürekli olarak mı .......Şirketine iş verdiği, bir başka deyişle .... ...Şirketinin kendi adına ve hesabına mı işçi çalıştırdığı yoksa davalı ......Şirketine işçi mi temin ettiği tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra hüküm kurulması gerektiği-
Davacının iş akdinin feshine ilişkin fesih bildirim tutanağı düzenlendiği, ancak bu tutanağın davacıya tebliğ edilmediği, daha sonra bu bildirimi davacının tebliğden imtina ettiğine dair tutanak düzenlendiği ve davacıya mail ile bu bildirimin gönderildiği ancak bu mailin davacıya ulaşıp ulaşmadığının dosya kapsamından anlaşılamadığı tespit edilmiş olup tebliğden imtina tutanağında davacının telefonda olduğu, hazır olmadığı anlaşıldığından ve duruşmada tanık olarak dinlenen davalı tanığı, davacının tutanak tarihinden sonraki ayın sonuna kadar çalıştığını beyan ettiğinden ortaya çelişkiler çıkmış olup çelişkilere göre davalı tarafından davacının iş akdinin bir bildirimle feshedildiği ispatlanamadığından davanın yasal bir aylık süre içinde açıldığının kabulü gerektiği-
Fazla mesai alacağı talebi hüküm altına alınmış ise de, kararın dosya içeriğine uygun düşmediği, davacı ile aynı işyerinde çalışan tanıkların ifadelerinden ve dosya içeriğinden, işyerinde üçlü vardiya sistemi uygulandığı, haftalık çalışma süresinin kırkbeş saati aşmadığı anlaşıldığı- Davacının arızi olarak yaptığı fazla çalışmalara ilişkin ücretlerinde ödendiğinin ücret bordrolarından anlaşılmasına göre fazla mesai ücret talebinin reddine karar verilmesi gerektiği- Davacının ekat eğitim ücreti talebinde bulunduğu, dosya kapsamından, davacı yanca ekat eğitimi için işverene 1.200,00 TL ödemenin yapıldığı, bunun aksine bilgi, belge ve iddianın davalı yanca ortaya konulmadığının anlaşıldığı ancak davacının ücretinden bu meblağ dışında bir kesintinin yapıldığı veya davacı tarafça işverene bunun haricinde başkaca bir ödeme yapıldığının davacı tarafça ispatlanamadığının anlaşılmasına göre ekat ücret alacağının 1.200,00 TL olduğunun kabulü gerektiği-
Davacı işçinin satış sorumlusu olarak davalıya ait işyerinde 12/03/2014-30/04/2015 tarihleri arası çalıştığı, işverenin sistem değişikliği kararı gerekçe gösterilerek iş akdinin feshedildiği ve davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçinin, feshin geçersizliğine ve işe iadesine ilişkin açtığı davada, Davalı şirket ve İnternet belgesinde adı geçen ve aralarında organik bağ olduğu anlaşılan şirketlerin aynı çatı altında faaliyet gösterip göstermedikleri, Ticaret Sicil kayıtları ve kuruluş belgeleri, merkez ve şube kayıtları getirtilerek amaç ve faaliyet konuları belirlenerek, SGK kayıtları da getirtilerek şirketler arası işçi transferi olup olmadığı, davacının yaptığı iş ve görev tanımı da dikkate alınarak davacının hangi şirkete hizmet ettiği belirlenerek gerekirse bu şirketin de davaya dahil edilmesi sağlanıp, birlikte istihdam ve işverenin muvazaa olgusu bir arada değerlendirilerek fesih tarihi itibarıyla çalışan sayısı tespit edilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Davalı şirketin uluslararası alanda faaliyet gösteren ve Türkiye'de şubesi bulunan bir şirket olduğu, Türkiye’de 7, dünya genelinde ise binlerce çalışanı olduğu hususları taraflar arasında ihtilaflı olmayıp ihtilafIın, yurt dışındaki şubelerde çalışan işçilerin de işçi sayısı ve iş güvencesi hükümleri bakımından dikkate alınıp alınmayacağı noktasında olduğu bilinerek, davalı işyeri bakımından fesih tarihinde 30 işçi şartının oluştuğunun kabulü ile esasa girildiğinde davacıya kıdem ve ihbar tazminatının ödenerek iş akdinin feshedildiğinin tartışmasız olduğu ancak feshin İş Kanunu mad. 19 'a göre yazılı olmadığı ve sebepleri açık ve kesin bildirilmediğinden fesih konusunda yasadaki usule uyulmadığı; feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi gerektiği-
Feshin geçersizliğine ve işe iadesine-
Fesih tarihinin bilinmesi karşısında, karar gerekçesinde ve hüküm fıkrasında fesih tarihinin gösterilmemesinin sonuca etkili görülmediği-
İş sözleşmesinde, gerektiğinde çalışma koşullarında değişiklik yapabileceğine dair düzenlemeler bulunması halinde, işveren, yönetim hakkını kötüye kullanmamak ve sözleşmedeki sınırlara uymak kaydıyla işçinin çalışma koşullarında değişiklik yapma hakkını sürekli olarak kazanmış olacağı- Davacının prim alarak çalıştığı, işçiye primin kaldırılacağı yazılı olarak bildirilmemiş, işçinin muvafakati alınmadığından, bu durum karşısında primin kaldırıldığından söz edilemeyeceği-