İİK.’nun 53.maddesi gereğince takipten sonra ölmüş olan borçlunun mirasçılarına takibin yöneltilmiş olması halinde, bu takip ilk takibin devamı niteliğinde olduğundan, mirasçılara yeniden “ödeme emri” çıkarılmayacağı; “takibin kendilerine karşı alacaklı tarafından devam ettirildiği” hususunun kendilerine bildirilmesinin yeterli olduğu; buna rağmen “ödeme emri” gönderilen mirasçıların murisin ölümünden önceki işlemlere, muris itiraz etmiş olmadıkça, kendilerinin itiraz edemeyeceği, mirasçıların itirazının “mirasçı olunmadığı, mirasın reddedildiği, takibin kesinleşmesinden sonraki itfa, imhal ve zamanaşımı” gibi itirazlar olabileceği-
Bir yıllık süre içinde borçlunun huzurunda borçluya ait taşınır malların haczedilmiş olması nedeniyle, alacaklının haciz isteme hakkının düşmesinin engellenmiş olacağı ve bundan sonra borçluya, alacaklının yenileme talebinin gönderilmesinin gerekmediği; borçlunun vefatı üzerine mirasçılarına yeniden ödeme emri gönderilemeyeceği, mirasçıların miras bırakanın ölümünden önceki işlemlere itiraz edemeyecekleri-
Borçlunun takipten sonra ölmüş olması halinde, mirası reddetmiş olan mirasçılar hakkında takip yapılamayacağından, kendisine takip yöneltilmiş olan mirasçılar hakkında yapılmış olan takibin iptaline karar verileceği-
Ölü kişi hakkında takip yapılamayacağı; açılan takibin mirasçılarına yöneltilemeyeceği, bu hususun, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle takibin her aşamasında ve süresiz olarak ileri sürülebilecek nitelikte olup, mahkemece kendiliğinden göz önüne alınmasının gerekeceği-
Borçlunun takipten sonra ölmüş olması halinde, İİK.53 uyarınca alacaklının “tereke aleyhine” veya “mirasçılar aleyhine” takibin devamını istemesi gerekeceği-
04.05.1978 tarih ve 4/5 sayılı İçt. Bir. Kararı gereğince ölü kişi hakkında takip yapılamayacağı ve böyle bir takibin İİK.’nun 53. maddesi gereğince mirasçılara yöneltilemeyeceği gibi, tereke hakkında da sürdürülemeyeceği-
İİK.’nun 53. maddesi gereğince borçlunun takipten sonra ölmüş olması halinde, mirasçılara yeni bir ödeme emri çıkarılmasına gerek bulunmadığı, ancak “takibin kendilerine karşı devam ettirildiği” doğrultusunda alacaklının talebinin tebliği gerektiği; bu husus kendilerine tebliğ edilmeden ve kendisinin şahsi itirazlarını (“mirası reddettiği” gibi) ileri sürebilmesine imkan verilmeden, mirasçıya ait taşınmazların haczedilemeyeceği-
Mirasçının mirası kabul veya reddetmemiş olması halinde Medeni Kanunda belirli süreler geçinceye kadar mirasçı hakkındaki “takibin iptali” değil “geri bırakılması” (ertelenmesi) söz konusu olacağı-
Borçlunun takipten sonra ölmüş olması halinde, alacaklının “tereke aleyhine” veya “mirasçılar aleyhine” takibin devamını istemesi gerekeceği–
