Tedbir nafakasının başlangıçta istenmediğinin bildirilmiş olması, sonradan istenmesine engel olmayacağı- Ancak bu halde tedbir nafakasına talep tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiği-
Eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceği gibi, başka bir erkekle birlikte yaşayan davacı kadın lehine tedbir ve yoksulluk nafakası verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektireceği-
Kocanın 2004 yılında başka bir kadınla yaşamaya başladığı, bu kadına ayrı ev temin ettiği, bu kadından 2007 yılında evlilik dışı bir çocuğunun olduğu ve halende bu kadınla yaşamaya devam ettiği anlaşılmakta olup, zina eylemi devam ettiğinden hak düşürücü sürenin başlaması söz konusu olmadığı gibi; kadının kocasının davranışına başlangıçta ses çıkarmamasının, bu davranışı onayladığı anlamına gelmeyeceği- Davalı-davacı kadının Türk Medeni Kanununun 161. maddesinde düzenlenen "zina" hukuki sebebine dayalı birleşen boşanma davası kanıtlandığı ve bu nedenle davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekeceği-
Davalı-davacı kocanın davasının münhasıran Türk Medeni Kanununun 161.maddesinde düzenlenen "zina" hukuksal nedenine dayalı boşanma davası olduğu; ancak toplanan delillerle, davacı-davalı kadının zina yaptığı kanıtlanamadığından mahkemece davalı-davacı kocanın davasının reddine karar verilmesi gerekeceği-
Olayları açıklamak taraflara, hukuksal olarak nitelendirme ise hakime ait olduğundan davanın TMK. mad.166/1-2'ye dayalı olarak açıldığının anlaşılması üzerine delillerin bu dava çerçevesinde değerlendirilip, sonuca göre boşanma konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği, zina nedenine (TMK.mad.161) dayalı dava varmış gibi karara bağlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davacı kadın, kocanın zina yaptığından bahisle boşanma davası açtığı mahkemece delillerin Türk Medeni Kanununun 161.maddesi çerçevesinde değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği-