Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü maddesinin ikinci bendinde “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.“ düzenlemesine yer verilmiş olduğu-
Motorlu Taşıtlar Vergisinin muhafaza masraflarından önce ödenip ödenmeyeceği hususu icra mahkemesinde şikayet yoluyla çözülebilir ise de, yediemin ücretinin miktarı yani yediemine ödenen ücretin sıra cetveline ödenen kadar olup olmadığının genel mahkemelerde yapılacak yargılama sırasında çözümlenebileceği-
6. HD. 13.02.2023 T. E: 2022/1051, K: 551
Dosya alacağı üzerine konulan haciz sonucu tahsil edilen paranın yapılan sıra cetveline göre tüm alacaklıların alacaklarını karşılamadığı, icra müdürlüğünce hacze konu paranın getirtildiği tarih esas alınmak suretiyle davacı alacaklının alacağının belirlenerek sıra cetveli yapıldığı anlaşıldığından, sıra cetveline itiraz davası kabul edilmiş olsa dahi ödemenin sıra cetvelinde esas alınan alacak miktarının dikkate alarak yapılması gerekeceği, icra müdürlüğünce yapılan hesap tablosu sonucu belirlenen güncel alacak miktarına göre davalı alacaklıya ödeme yapılmasının İİK'nun 138. maddesi ile ............ Bölge Adliye Mahkemesi ......... Hukuk Dairesi'nin söz konusu ilamına göre mümkün olmadığı-
Şikayetçinin "usulsüz tebligat nedeni ile memur muamelesine yönelik şikayeti"nin BAM tarafından kabulü halinde, şikayetçi vekili için -karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre- 2100,00TL maktu 'dilekçe yazım ücretine' de hükmedilmesi gerekeceği-
İptal kararlarının Anayasa’da öngörülen usullere uygun olarak yürürlüğe girinceye kadar, hukukî boşluğun varlığından söz edilemeyeceği- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesinin 13. fıkrasının 13.03.2015 tarihli ve 29294 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 E., 2014/176 K. sayılı kararı ile iptalinden sonra, ancak kararının altı ay sonra yürürlüğe girmesinden önce yapılan ödeme karşısında, daha sonra yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin iptal kararının geriye yürütülerek icra vekâlet ücretinin nispi oran üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğu-
Alacaklı tarafından yediemin muhafaza alacağının tahsili amacıyla taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibin itirazsız kesinleşmesi üzerine rehin konusu aracın satışı amacıyla yazılan talimat gereğince aracın satışının yapıldığı ve ihale bedelinin asıl icra dosyasına gönderildiği, asıl icra dosyasında icra müdürünün kararı ile takip dosyasının yediemin muhafaza ücreti alacağından kaynaklı hapis hakkına ilişkin olması ve bu tür alacakların İİK’nın 138/2. maddesi gereği herkesi ilgilendiren masraflardan olması nedeniyle ihale bedelinin alacaklı tarafa ödenmesine, para artmadığından ve rüçhanlı alacak olmaması nedeniyle MTV borcunun ödenmesine yer olmadığına, diğer haciz alacaklılarının tamamının paylaştırma haricinde bırakılmasına karar verildiği, şikâyetçinin icra mahkemesine başvurarak icra müdürünün sıra ve derece kararının iptalini talep ettiği, şikâyetçi vekili tarafından icra (hukuk) mahkemesine sunulan şikâyet dilekçesinde, MTV alacağının satış bedelinden öncelikli olarak ödenmesi gerektiği ileri sürülerek icra müdürlüğünce düzenlenen sıra ve derece kararının iptali talep edilmiş olup, ayrıca icra dosyasındaki yediemin ücreti alacağının miktarına ilişkin itirazı bulunmadığı, ihale tarihinde geçerli Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ uyarınca sıra cetvelinde muhafaza bedeli kapsamında belirlenen ve öncelikle ödenen bedelin anılan tarifeye uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği denetlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, İİK’nın 142/3. maddesinde, itirazın alacağın esas ve miktarına ilişkin olmayıp yalnız sıraya dair ise şikâyet yolu ile icra (hukuk) mahkemesine başvurulabileceği düzenlenmiş olup, alacağın miktarına ilişkin olarak yargılama yapılması ve sıra cetvelinin doğru düzenlenip düzenlenmediğinin buna göre değerlendirilmesi genel mahkemece yapılabileceği, bu nedenle mahkemece alacağın esasına ilişkin yapılacak yargılamanın icra (hukuk) mahkemesinin görevinde olmadığı yönündeki direnme kararı yerinde olduğu- "Tarifeye göre belirlenen yediemin ücretinin takip masrafı olarak satış tutarından öncelikli alınmasının muhafaza tedbirinin uygulandığı takip dosyasında yapılacak paranın paylaştırılması hâlinde söz konusu olduğu, yedieminin ücretini alacaklı sıfatı ile takibe koyması hâlinde İİK’nın 138/2. maddesi uyarınca öncelikli alacak olmayacağı, icra müdürlüğünün yediemin ücretini tarifeye göre hesapladıktan sonra arta kalan parayı sıraya dâhil etmesi gerektiği, yediemin ücretinin hesaplanmasının alacağın esasına ilişkin olmadığı, sadece tarifeye ilişkin olarak alınacak ücretin belirleneceği, direnme kararının Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenlerle bozulması gerektiği görüşü ile, şikâyetçinin Kanun’a uygun yapılmayan sıra cetvelinin iptali talebinin, sıra cetveli düzenlenmeden önce İİK’nın 138/2. maddesine uymayan muhafaza masrafının belirlenmesi yönündeki icra müdürü işlemini de kapsadığı, icra dosyasında bulunan 27.03.2015 tarihli sıra ve derece kararının Kanun’a uygun şekilde düzenlenmediğinden sıra cetveli niteliğini taşımadığı, şikâyetin usulsüz düzenlenen bu belgenin iptaline ilişkin olduğu, direnme kararının açıklanan bu değişik gerekçe ve nedenlerle bozulması gerektiği" görüşünün Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmediği- Karşı oy yazısında "şikâyetçinin mevzuata uygun yapılmayan sıra cetvelinin iptali talebi sıra cetveli düzenlenmeden önce İİK 138/2. maddesine uymayan muhafaza masrafı belirlenmesi yönündeki icra müdürü işlemini de kapsadığından, başvurunun şikâyet olarak incelenmesi, icra müdürünün muhafaza bedelini doğru belirleyip satış bedelinden düşüldükten sonra varsa bakiye satış bedeli için sıra cetveli düzenlemesini sağlayacak şekilde karar verilmesi gerektiği, icra dosyasında bulunan Sıra ve Derece kararı başlıklı 27.03.2015 tarihli belge yasada belirtilen prosedüre uygun bir belge olmayıp sıra cetveli niteliği de taşımadığı, sıra cetvelinin usulüne uygun düzenlenmesinin icra müdürünün görevi olup, denetiminin ise icra mahkemesine ait olduğu, şikâyetin usulsüz düzenlenen bu belgenin iptaline ilişkin şikâyet niteliğinde olduğu ve belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği" görüşünün ileri sürüldüğü-
MTV alacağının yediemin ücretinden önce ödenip ödenmeyeceği hususu icra mahkemesinde şikâyet yolu ile çözülebilirse de; yediemin ücretinin tespitinde yedieminin kendi tarifesi yerine Adalet Bakanlığınca belirlenen ücret tarifesinin uygulanacağına ilişkin belirleme ve yediemine ödenecek ücretin ne kadar olacağının tespit edilmesinin genel mahkemelerde yapılacak yargılama ile çözülebileceği-
Sıra cetveline konu edilen taşınmazın satışı davacı banka tarafından yaptırıldığına göre davacının İİK’nın 138.maddesi uyarınca satış bedeline ilişkin masraflarla ilgili olarak öncelikli tatmin edilme hakkının bulunduğu- Davacı tarafından dava konusu alacağın esasına ilişkin itirazlar da bulunması nedeniyle usulünce bilirkişi incelemesi yapılarak bu alacağın gerçek miktarının belirlendiken sonra 1. sıra ipotek alacaklısı olan davalıya ödeme yapılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Sıra cetvelindeki sıraya itiraz davasında yediemine verilen ücretin tarifeye uygun olmadığı anlaşılmakla, bu konudaki tebliğ uyarınca, sıra cetvelinde muhafaza bedeli kapsamında belirlenen ve öncelikle ödenen bedelin anılan tarifeye uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği denetlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-