Alacağın temlikine ilişkin davalarda üçüncü kişi, temlik işleminin varlığını yükleniciye; alacağının kazanıldığını ise arsa sahiplerine karşı ispat etmek zorunda olduğundan, temlik işlemine dayalı davalarda arsa sahipleri ile yüklenici arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu- Davanın arsa sahibi ve yükleniciye karşı açılması ve bunlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunması sebebiyle, yüklenici ile arsa sahiplerinin davadaki varlığının ayrı ayrı düşünülemeyeceği- Zorunlu dava arkadaşlığı olan davalarda zorunlu dava arkadaşlarından birinin yokluğu halinde taraf teşkilinde eksiklik olacağından hükmün verilemeyeceği- Mahkemece, davacı tarafa arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin arsa sahibi olan tarafları hakkında dava açmak üzere mehil verilmesi, açılırsa o davanın eldeki dava dosyası ile birleştirilmesi, tarafların savunma ve delillerinin toplanması, özellikle yüklenicinin inşaat sözleşmesi gereğince edimlerini yerine getirip getirmediği belirlenerek davacının talepleri hakkında bundan sonra bir karar verilmesi gerektiği-
Kurum işleminin iptaline ilişkin davada, dava dışı sigortalının "ayda 7 gün" mü, yoksa "30 gün mü" olduğuna (davacının, sigortalının çalışmalarını eksik bildirip bildirmediğine) ilişkin uyuşmazlıkta, davanın kabul edilmesi hâlinde; sigortalı için bildirilmesi gerektiği Kurumca tespit edilen hizmetlerin de iptalinin söz konusu olacağı- Davada verilecek karar, sigortalının hak alanını ilgilendireceğinden, davada taraf olmasında hukuki menfaatinin bulunduğu- Tanık olarak dinlenilmesi ilgiliye taraf sıfatı kazandırmayacağından ve tanık olarak dinlenilmesi ile yetinilerek hüküm kurulması mümkün olmadığından davanın, davalı ile birlikte, anılan sigortalıya da yöneltilmesi gerektiği, sosyal güvenlik hukukunun özelliğinden kaynaklanan ve davanın adı geçen sigortalı ile Kuruma birlikte yöneltilmesini zorunlu kılan bu gereklilik karşısında, Kurum ile dava dışı sigortalı arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu- Zorunlu dava arkadaşlığının söz konusu olduğu davada, sigortalının taraf hâline getirilmesinin harca tabi olmadığı-
Bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte veya birden fazla kişiye karşı kullanılmasının, zorunlu olduğu hallerde, bu hak dava konusu edildiği zaman o hakla ilgili birden fazla kişinin zorunlu dava arkadaşı durumunda olduğu- Zorunlu dava arkadaşlığında; dava arkadaşlarının -aralarındaki ilişki çok sıkı olduğundan- davada birlikte hareket etmek zorunda oldukları- Bazı hallerde ise birden fazla kişiye karşı birlikte dava açılmasında maddi bir zorunluluk olmadığı halde kanun; gerçeğin daha iyi ortaya çıkmasını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin doğru sonuca bağlanmasını sağlamak için, birden fazla kişiye karşı dava açılmasını usulen zorunlu kılmıştır ki, bu durumda şekli bakımdan mecburi dava arkadaşlığının (HMK m. 57) söz konusu olduğu- Böyle bir davada, dava arkadaşları hakkında tek bir karar verilmesi veya dava arkadaşlarının hep birlikte ve aynı şekilde hareket etme zorunluluğunun varlığından söz edilemeyeceği-
Tapu iptali ve tescil davalarının taşınmazın kayıt malikine karşı açılmasının zorunlu olduğu, eldeki davanın da kayıt maliki olan davalılar aleyhine açıldığı, ancak, somut olayın özelliği itibariyle, taşınmazın son maliki bakımından iddianın incelenebilmesi için, davacı ile taşınmazın önceki maliki şahıs arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasının zorunlu olduğu, hal böyle olunca; somut olayda, dava dışı taşınmazın önceki malik ile davalılar murisi arasında nisbi muvazaaya dayalı bir işlem yapıldığı iddia edildiğinden davalılar murisi ile ilk el durumundaki dava dışı şahıs arasındaki hukuki ilişkinin açıklığa kavuşturulabilmesi için taşınmazı davalılar murisine devreden dava dışı davalı sıfatıyla davada yer almasının zorunlu olduğu gözetilmeden sonuca gidilmiş olmasının usul ve yasaya uygun düşmediği-
Davaya konu hisse senetleri davalıların müşterek sahip oldukları hisse senedi olmayıp her davalının elinde ayrı ayrı hisse senedi mevcutken, yabancı mahkeme kararıyla her bir davalı için ayrı ayrı alacağa hükmedildiği ve bahse konu alacaklar şirket tarafından ödendikten sonra davalılardan bu hisse senetlerinin iadesi talebiyle açılan davada; zorunlu dava arkadaşlığı olmadığından, davaya konu hisse senetlerinin ön inceleme aşamasından önce davacı tarafa iade edilmiş olması gözetildiğinde, her davalı aleyhine ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği- Karar düzeltme isteminin kabulü ile düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına ve usuli müktesep hak korunarak kararın düzeltilerek onanması gerektiği-
Elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkin davada; şekli dava arkadaşlığının, gerçeğin tam olarak ortaya çıkarılması ve taraflar arasındaki ilişkinin doğru karara bağlanmasını sağlamak için kabul edildiği, bu durumda; dava konusu hukuki ilişki hakkında bütün dava arkadaşlarına yönelik tek ve aynı doğrultuda bir karar verme zorunluluğu olmadığı, ayrıca dava arkadaşlarının yaptıkları usulî işlemlerin birbirinden bağımsız olduğu, buna göre; davacının kal talebi de bulunduğuna göre, dava dışı kişinin, davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiği-
HMK'ya göre; taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceği, bununla beraber hâkimin, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebileceği- Dava açıldıktan sonra vefat eden davacının vefatından sonra, yargılamaya devam edilebilmesi için, mirasçıların tamamının davaya katılımının sağlanması, bunun mümkün olmaması halinde; tüm mirasçılardan izin alınması veya terekeye temsilci atanması yoluyla taraf teşkilinin sağlanması konusunda davacı vekiline süre tanınarak, taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerektiği-
Tapu iptal ve tescil davalarının taşınmazın kayıt maliki aleyhine açılmasının zorunlu olduğu ancak, davanın niteliği gereği taşınmazın son maliki bakımından iddianın incelenebilmesi için, ilk el durumundaki dava dışı kişi ile arasındaki hukuki ilişkinin, inançlı işleme dayalı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği- Dava konusu tapu iptal ve tescil davasında; taşınmazın ilk el durumundaki kişinin davada yer almasının sağlanması, ondan sonra davacı ile davacı arasındaki temliki işlemin muvazaalı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, davacı tarafından davalıya yapılan temlikin inançlı işlem olduğunun saptanması durumunda varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği-
E.tmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkin davada davalı ve dava dışı şirket arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu bu nedenle dava dışı şirket davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiği-
SGK aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü halinde icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği (5510 s. K. mad. 88/17)- Hakkında icra takibi yapılmamış olan ve itirazın iptali davasında davalı olarak gösterilmeyen Sağlık Bakanlığının, davalı-borçlu SGK vekilinin talebi üzerine davaya dahil edilmesinin hatalı olduğu, davada taraf değişikliğine ilişkin HMK'nun 124. maddesinin de bu durumda uygulanamayacağı-
