Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Borçlar Kanunu'nun 21. maddesine göre davacının talebinin, sözleşmenin tanziminden itibaren 1 yıllık hakdüşürücü süre içinde talep edilmesi gerektiği, davaya konu olayda taraflar arasındaki sözleşmenin 26.07.2010 tarihinde yapıldığı, davanın ise 12.09.2011 tarihinde açılması nedeniyle hakdüşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiği ve bu kararın onandığı-
Piyasa fiyatı 90.000,00- 100.000,00 TL arasında olduğu davacı tarafça ileri sürülen kooperatif hisse satım bedelinin, 92.000,00 TL olduğunun kabulüne rağmen, davacının gabini iddiasının gerekçede tartışılmış olması çelişkili ise de muvazaa gerekçesinin ve varılan sonucun doğru olması sebebiyle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediği-
Taraflar arasındaki sulh ve ibra sözleşmesinin muzayaka halinde iken imzalandığı ve gabin nedeniyle, daha fazla zararın tazmini gerektiği iddiasına dayalı tazminat davası- Davacı vekili, "müvekkili şirkete ait emtiayı taşıyan araçların davalı şirketin donatanı olduğu gemide battığını, müvekkili şirketin gemide batan ürünlerden daha düşük bedelin taraflar arasında görüşmeler sonucunda davalı şirket tarafından ödendiğini" belirtmiş olup tarafların hür iradeleri ile yapılan sulh ve ibra sözleşmesi gereğinde davacıya ödeme yapıldığı- Davacı aleyhindeki icra takiplerinin sulh ve ibra sözleşmesinden sonra yapılmış bulunduğu ve davacı tarafından da gabinin subjektif unsurunun ispat edilememiş olamadığı-
Davacı hile ve gabin iddiasında bulunmuş olup davalı tarafından düzenlenen faturaların davacıda kayıtlı olduğu, bu faturalara yasal sürede davacı yanca itiraz edilmediği, davacı tarafça iade faturası kesilerek bir kısım mallar davalıya gönderilmiş ise de davalının adresinden taşınmış olması nedeniyle davacıya iade olduğu, davalının cevabi ihtarnamesiyle iade faturasını kabul etmediği, somut olayda gabinin koşullarının gerçekleşmediği, öte yandan davacının tacir olup personelini seçerken basiretli davranması gerektiği, bu itibarla hile hükümlerinden de yararlanamayacağı-
Sözleşmeyi davacı şirket yetkilisinin imzaladığı, ticari ilişkinin davacı ve davalı şirket arasında kurulduğu sözleşmeye konu makineleri davacının hukuken teslim aldığı, tacir olan davacın işlemlerinde basiretli davranması gerektiği, yapılan sözleşmenin geçerli olduğu, davacının gabinin subjektif unsuru olan müzayaka halinde olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle menfi tespit davasının reddi gerektiği-
Tacir olan bankanın hiffet ve tercübesizlik hallerine dayanamaz ise de müzayaka halinden yararlanarak edimler arasında aşırı nispetsizlik varsa akdi feshedilebileceği (Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, gabin nedeniyle sözleşmenin geçersizliği hakkında dava açılabileceği)–
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • kayıt gösteriliyor