Alacaklı vekilinin duruşmada itirazın kaldırılması talebinden feragat ettiği, mahkemece; davadan vazgeçme nedeniyle davanın reddine karar verildiği, yargılama giderlerinin alacaklı üzerinde bırakıldığı ancak vekille temsil edilen borçlu lehine vekalet ücretine hükmedilmediği görüldüğünden, mahkemece, 6100 sayılı HMK ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri çerçevesinde inceleme ve değerlendirilme yapılarak borçlu lehine vekalet ücreti takdiri gerekeceği-
Dava açılırken taraf teşkili sağlanmamış olmakla davanın mahiyeti gereği, ortaklığın giderilmesi davasında muhdesat iddiasını açıkça kabul edenler dışında kalan tapu kayıt malikleri ya da mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu gözetilerek taraf teşkilinin sağlanması konusunda davacı tarafa süre ve imkan tanınması, ortaklığın giderilmesi davasına ilişkin dava dosyasının dosya arasına alınarak, diğer mirasçıların davacının muhdesat iddiasını açık kabullerinin olup olmadığı hususunun denetlenmesi, diğer mirasçıların açık kabulü yok ise, taraf teşkili tamamlandıktan ve delilleri toplandıktan sonra, dosya içeriğine ve toplanacak delillere göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekeceği-
Davalılar vekili tarafından davacı ve kardeşlerine ait binada ve dava konusu edilen 2 numaralı dairede hak ve iddiaları olmadığı belirtilmek suretiyle muhdesatın davacıya ait olduğu kabul edildiğinden, mahkemece davalıların yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığı-
Kural olarak kabul beyanında bulunan tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edileceği; kabul talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerinin ona göre belirleneceği, davalı davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmişse yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmayacağı-
Şehitkamil Toplu Konut Projesi taşınmaz satış sözleşmesi kapsamında, konut satın aldığını, ancak, konutun sözleşmede taahhüt edilen sürede teslim edilmediğini, gecikme nedeniyle kira kaybına uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline-
Davalının öninceleme aşamasına kadar davayı kabul ettiği ve muvazaalı işlemin tarafı olmakla davanın açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak 492 Sayılı Harçlar Yasası'nın 22. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi hükmü gözetilmek suretiyle yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekeceği-
Mirasın hükmen reddin tespiti istemine ilişkin davada yargılama giderinden sorumluluk-
Mirasın hükmen reddi (TMK. mad. 605/2) istemine ilişkin davada, "davalı-alacaklının, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği, bilmesinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olup olmadığını araştırılarak" davanın kabulüne karar verildiği göz önünde bulundurularak, yargılama gideri ve harçtan "davalının" değil, "davacının" sorumlu tutulması gerektiği-
Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerektiği- İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğunun kabul edileceği, aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak, bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü v.b. Kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekirken ölüm tarihinde muris adına kayıtlı araç bulunup bulunmadığı araştırılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğu- Mirasın hükmen reddi (TMK. mad. 605/2) istemine ilişkin davada, "davalı-alacaklının, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği, bilmesinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olup olmadığına" karar verildiği göz önünde bulundurularak, yargılama gideri ve harçtan "davalının" değil, "davacının" sorumlu tutulması gerektiği-
Davacı süresinde olmamakla birlikte yaptığı itirazında kamu borçlusunun kendilerinde alacaklı olmadığına dair belgeler sunmuş ve davalı HMK’nun 312/2 madde kapsamında davayı da kabul etmediğinden davalının yargılama giderinden sorumlu tutulması gerekeceği- Genel Bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin yargı harcından muaf olduğu, kural olarak dava kabul edilirse harcın münhasıran davalıya yükletileceği ancak davalı idare harçtan muaf olduğundan harcın davalıdan alınmasına karar verilmeyeceği gibi davacıya da yükletilemeyeceği, bu durumda davacının peşin olarak yatırmış olduğu harcın iadesine karar verilmesi gerekeceği-