Mahkemece davacının feragati nedeniyle reddine karar verilen taşınmazlarda, paydaş Hazine kendisini vekille temsil ettirdiği halde lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği-
Davalılar ... ve ...'nın davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri ve yargılamanın ilk duruşmasında davayı kabul ettikleri sabit olup, haklarında harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilirken bu hususun gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğunun kabul edildiği, somut olaya gelince; her ne kadar yerel sulh hukuk mahkemesinin dosyası ile açılan ortaklığın giderilmesi davası nedeniyle başlangıçta hukuki yararın varlığını söylemek mümkün ise de, söz konusu dosyanın UYAP ortamında yapılan incelemesinde; mahkemece, ........... tarihinde HMK'nin 320/4 fıkra gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın ............... tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, mahkemece, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekeceği- HMK.'nun 312. maddesi hükmüne göre davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderinden sorumlu olmadığı- Muhdesatın tespiti davalarında, davanın konusu (müddeabih) muhdesat iddiasını kabul etmeyen davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup, buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alman nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK’nin 326/2. madddesi uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden davalıların tapudaki hisseleri gözönünde bulundurulmak suretiyle sorumlu tutulmaları gerekeceği-
Üzerinde muhdesat olduğu belirlenen taşınmazlara ilişkin açılan ortaklığın giderilmesi davasında; davacının muhdesat iddiasında bulunmadan eldeki davayı açtığı, davalılar ve vekilinin de ilk oturumda muhdesattan bu dava ile haberdar olduklarını belirtip, kabul beyanında bulunduğu anlaşıldığına göre; bu iki davalı bakımından HMK'nun 312/2. maddesinin uygulanacağı, ancak; diğer davalıların kabul beyanı bulunmadığına göre bahsi geçen maddenin onlar bakımından uygulama imkanının olamdığı, bununla birlikte, davanın konusu (müddeabih) davacı ve kabul eden davalıların payı düştükten sonra kalan kısma isabet eden değer olduğu, hal böyleyken; davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri gerekçesiyle yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin doğru olmadığı-
Muhdesatın tespiti istemine ilişkin davada, davalı belediyenin izaleyi şuyu davasında dava konusu muhdesatlarla ilgili bir talebinin bulunmamış olması, eldeki davada da cevap dilekçesinde davayı kabul etmiş olması karşısında yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmuş olmasının hatalı olduğu- Hüküm fıkrasında muhdesatların davacı yanca meydana getirildiğinin tespiti yerine, muhdesatların mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespit edilmiş bulunmasının da hatalı olduğu-
Arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği, davalı işverenin ihtarnamesi ile davacıya aynı ücret ve haklar ile çalışma teklifi yapılıp, davacının işe iade talebini kabul etmediği anlaşılmış ise de, bu talebin dava şartı olan arabuluculuk sürecinin başlamasından (yani 1 aylık hakdüşürücü süre içerisinde arabulucuya başvurulmasından) sonra yapıldığı ve bu durumda işe davetle birlikte dava kabul edilmediği sürece sırf işe davet ve bu davete icabet etmemenin işe iade davasının reddini gerektirmeyeceği-
Kabulle sonuçlanan davada, hükmüne uyulan bozma ilamında değinildiği şekilde 6100 sayılı HMK 312/2. maddesinin karar yerinde tartışılmamasının, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 6. maddesinin nazara alınmaksızın harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Mahkemece, Harçlar Kanunu'na aykırı olarak davalı tarafın harcın tamamından sorumlu tutulması ve HMK 312. maddesinde yasanın öngördüğü koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda bir değerlendirme yapılmaksızın yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davacının ipotekli taşınmazı ipotekle yükümlü olarak üçüncü kişiden satın aldığı, taraflar arasında bu konuya ilişkin herhangi bir sözleşme ve ilişkinin bulunmadığı, davalı da cevap dilekçesi ile davayı kabul etmiş olup bu durumda davalı yanca dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekeceği-
HMK.’nun 307 maddesinde gereğince feragat beyanı üzerine mahkemece davanın esası incelenmeksizin karar verilmesi ve HMK.’nun 312/1. madddesi gereğince feragat eden davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken feragate aykırı olarak ilk kararı temyiz etmeyen davacı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin icraya konulması sonucu yapılan ödemenin iadesine ve tarafların yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • kayıt gösteriliyor