Bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin davada - Senedin bedelsiz olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talebi -
Dava konusu senetler nama düzenlenmediğinden senetlerin davacı tüketici yönünden geçersiz olduğunun kabulü gerektiği-
Takibin iptali uyuşmazlığında temyiz tetkikatının mürafaalı olarak yapılamayacağı- Takip alacaklısının lehtar olmadığından yetkili hamil olmadığı ve bu nedenle alacaklının takip hakkı bulunmadığı kabul edilerek takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Hamilin cirantayı takip etmesi halinde zamanaşımı süresinin bir yıl olduğu- Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borçlular hakkında bir yıllık zamanaşımı süresi içinde herhangi bir takip işlemi uygulanmadığından icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği-
Takibe dayanak yapılan bonoda, ilk cironun, lehtar tarafından yapılması gerekmekte olup, bono arkasında adı geçenin cirosu bulunmadığından, ciro silsilesinin kopuk olduğu ve alacaklının yetkili hamil olmadığı anlaşıldığından, takibin iptali gerektiği-
“Ödeme günü” başlığı altında "20/06/2018" tarihinin yazılı olması, senedin metin kısmında ise “20 Mayıs 2018” tarihinin yazılı olması halinde, söz konusu senedin çift vade taşıyor olacağı- Çift vade içermesi nedeni ile kambiyo vasfını haiz olmayan senede dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağı, mahkemece bu husus re’sen gözetilerek anılan senet yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile, aval verenin bu geçersizliği ileri süremeyeceği- Aval verenin "dava konusu bononun dava dışı şirkete işe girerken teminat olarak verildiğini" ileri sürerek "borçlu olmadığının tespitine" karar verilmesini kendi adına talep edemeyeceği-
Yetkisiz temsilcinin, düzenlediği bonodan dolayı şahsen sorumlu olacağı gözetilerek, mahkemece bononun tanzim tarihi itibariyle şirketin temsil durumunun ilgili kurumlardan araştırılıp tespit edilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Kambiyo senedi niteliğinde olan bonodaki hakkın devrinin ancak ciro ve teslim yolu ile mümkün olduğu- Bonoyu elinde bulunduran kimsenin hak sahibi olabilmesi için fiili zilyetliği yeterli olmayıp, aynı zamanda hakkını müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla tevsik etmesi gerektiği- Bonoda ilk cironun lehtara ait olmasının zorunlu olduğu- Ciroların birbirine bağlı olmasının, her şeyden önce, ilk cironun lehtar tarafından yapılmasıyla mümkün olduğu- İlk cironun lehtara ait olmamasının, ciro zincirinin düzensiz olduğu anlamına geldiği; ancak lehtarın cirosundan sonra senedi devralan hamillerin, yetkili hamil olduğu-
Takibe dayanak bononun üzerinde teminata ilişkin bir kayıt olmadığından borçluların başvurusu İİK’nın 169/a maddesi kapsamında borca itiraz olup,  dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği- İİK’nın 169/a maddesi uyarınca belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gerektiği-