TTK’nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 703. maddesine aykırı olarak çift vadeli düzenlenen senetlerin, bono vasfında sayılamayacağının belirtilmiş olduğu- Ancak yerleşik içtihatlar uyarınca düzenlenme tarihinin, bononun üst bölümünde vade tarihi kısmında tekrarının çift vade anlamına gelmeyeceği-
Takibe konu bonoda itirazda ve şikayette bulunan borçlunun lehdar/ciranta olduğunun görüldüğü, bu durumda, yetkili hamil olan alacaklının, borçlu lehdar hakkında takip yapabilmesi için, bononun keşidecisine ödememe protestosu göndermesinin zorunlu olduğu, takip dosyası içeriğinden keşideciye ödememe protestosu gönderilmediği anlaşıldığından, borçlu ........... hakkındaki takibin İİK’nın 170. maddesi uyarınca iptali gerekmekte ise de borçlunun dilekçesinde takibin durdurulması yönündeki talebiyle bağlı kalınarak durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Keşidecinin takibi için protestosuna gerek bulunmadığı- Alacaklı tarafından borçlular keşideci ve avalist aleyhine 28.05.2020 tanzim, 20.08.2020 ödeme tarihli senede dayanılarak 21.08.2020 tarihinde kambiyo senetlerine özgü genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, ayrıca alacaklının borçlulara dava konusu bonoyu 20.08.2020 tarihi mesai bitimine kadar ödemeleri yönünde10.08.2020 tarihli ihtarname gönderildiği ve tebliğ edildiği, vade tarihinde ödeme yapılmadığı uyuşmazlıkta, borçlu tarafından vade tarihinde borcun ödenemediği anlaşılmakla "takibin iptaline" karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Maddi olgunun belirlenmesi yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, hukuk hakimini bağlamayacağının kabul edilmesi gerektiği - İstirdat davasında takip dosyasında yapılan ödeme hangi para birimi üzerinden yapılmışsa o para birimi üzerinden hüküm altına alınması gerekeceği - Döviz cinsinden olan takiplerde kötü niyet tazminatına hükmedilirken Merkez Bankasının efektif satış kuru karşılığının rakamsal olarak belirlenmesi suretiyle %40'ı oranında tazminata hükmedilmesi ya da doğrudan %40'ı karşılığının rakamsal değerinin belirtilmesi ve istirdadına karar verilen USD cinsinden dövize Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faize hükmedilmesi gerekeceği -
İcra mahkemelerinin hukuka ilişkin kararlarına karşı kanun yollarında parasal sınırların uygulanmasında, hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınması gerektiği- İlk derece mahkemesinin direnme kararının verildiği tarihte uyuşmazlık konusu değerin, kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmadığı- "-5311 s. K. m. 24 ile değişik- İİK. 363/1 uyarınca, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarı (01.01.2022 tarihinden itibaren) 18.710,00 TL geçmeyen şikâyet ve itirazlarla ilgili icra mahkemesi kararların kesin olduğu, somut uyuşmazlıkta kesinlik sınırının tespitinde İİK. 363/1'in uygulanması gerektiği" görüşünün HGK. çoğunluğunca benimsenmediği-
Covid 19 salgın hastalığıyla mücadele kapsamında yapılan değişiklikler gözetildiğinde, keşide tarihi 30.04.2021 olan çekin 01.06.2021 tarihinde ibraz edilmesinin mümkün olduğu- "Çekin yasal süre geçtikten sonra ibraz edildiği ve kambiyo vasfında olmadığı "gerekçesi ile "takibin iptaline" karar verilemeyeceği-
Ödeme emri tebliğinin usulüne uygun olduğu, takibe konu düzenleyenin ismi yanında E.ler/ İstanbul yazılı olduğu bu nedenle Bakırköy İcra Müdürlüklerinde takip başlatılmasının yerinde olduğu, takibe dayanak senette teminat amacıyla verildiğine ilişkin bir şerh bulunmadığı, bu sebeple borçlunun teminat iddiasının borca itiraz niteliğinde olduğu ve İİK'nın 169/a maddesinin uygulanması gerektiği, borçlu tarafından senedin teminat senedi olduğuna ilişkin olarak İİK'nın 169/a maddesinde sayılan nitelikte yazılı bir belge sunulmadığı, alacaklı tarafından bu iddianın kabul edilmediği, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunun yazılı belge ile ispatlanamadığı, ticari senetteki geçersiz imzanın sadece ilgilisi tarafından ileri sürülmesi halinde onun yönünden hükümsüzlük sonucu doğuracağı, senetteki her imzanın diğerlerinden bağımsız imza sahibini bağlayacağı, geçerli imza sahipleri tarafından başkasının imzasının geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin ciro zincirini koparmayacağı, somut olayda muteriz borçlunun keşideci konumunda olup ciranta şirket imzasının geçersizliği iddiası ile senedin kendisi yönünden geçersizliğini ileri süremeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Bedel hanesinde rakamla "272.000", yazı ile "İKİYÜZONİKİ (İŞARET) TL" yazılı bonoya dayalı olarak 2010 yılı itibariyle icra takibine girişildiği, menfi tespit davasının yaklaşık altı yıl sonra açıldığı uyuşmazlıkta, TTK. hükümleri uyarınca, "senedin yazı ile yazılı bulunan miktar için geçerli sayılması" gerekse de, hayatın olağan akışı ilkesi gereğince, taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamı ve haciz işlemlerinin geldiği aşama dikkate alındığında 212,00 TL için bono düzenlenmesinin mümkün görülmediği ve aksinin kabulünün aşırı şekilcilik olup ağır hak kaybına neden olacağı-
Uyuşmazlık, davacıların murisinin parmak basmak suretiyle bonoda avalist olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır...
Borçlu hakkında 17.10.2019 tarihinde takip başlatıldığı, 17.11.2019 tarihinde ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren alacaklı bir yıllık zaman aşımı süresi içinde şikayetçi borçlu yönünden zaman aşımını kesecek nitelikte takip işlemi yapmadığından bir yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesi icranın geri bırakılmasına karar verildiği-