Yargılamanın yenilenmesi istenen dosyada, idare tarafından takdir edilip depo edilen kamulaştırma bedelinin hak sahibi davacıya ödenip ödenmediğine dair muhatap bankaya yazılan müzekkereye verilen cevapta ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de, ödeme yapıldığına ilişkin ödeme belgeleri yargılamanın iadesine konu dosyaya intikal etmediği, ödemeye ilişkin makbuz, dilekçe, yazılan müzekkere ve cevabi yazıların yargılamanın iadesi talebinden sonra eldeki dosyaya getirtildiği, bu itibarla 6100 sayılı Kanun'un 375/1-ç maddesinde yer alan "yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması," şartının somut uyuşmazlıkta gerçekleştiği, her ne kadar bölge adliye mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davanın esastan reddine karar verilmesi gerekmekle; sonucu itibariyle doğru olan direnme kararının açıklanan genişletilmiş gerekçe ile onanması gerektiği- "Bedelin davacıya ödendiğine ilişkin Merkez Bankası'nın 20.06.2017 tarihli yazı cevabının yargılamanın iadesine konu dosya içerisinde mevcut olduğu, dolayısıyla yargılama sırasında hüküm verilen tarafın da elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olmasının söz konusu olmadığı, dosyadaki bu belgenin davacı vekili tarafından bilinip hileli davranışlarla saklanması ve karar verilmesine etki etmesinin düşünülemeyeceği, bu nedenle direnme kararının bozulması gerektiği" görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüşün Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
20.07.2016 tarihinden sonra verilen bağımsız yeni bir dava niteliğinde olan yargılamanın iadesine dair hükmün kanun yolu inceleme görevi Bölge Adliye Mahkemesine ait olduğu-
Bilirkişilerin hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması nedenine dayalı yargılamanın yenilenmesi talebi- Kusur ve hesap raporunu düzenleyen öğretim üyesi bilirkişiler hakkında öncelikle savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu anlaşıldığından, soruşturma sonucunun eldeki davaya etkisi nedeniyle bekletici mesele yapılarak değerlendirme yapılması gerektiği-
Uyuşmazlık, açılan davada verilen ve kesinleşen hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalktığı iddiasıyla yargılamanın iadesi istemine ilişkindir...
Yargılamanın yenilenmesi talep edilen .................. İcra Hukuk Mahkemesinin kararı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte imzaya itiraza ilişkin olup, bu karar hakkında yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı, o halde, mahkemece, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
İhalenin feshi şikayetinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususun yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak dinlenilmesinin mümkün olmadığı- Satışa esas bilirkişi raporunun 300.000 TL eksik olduğuna ilişkin gayrimenkul değerleme raporunun yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden olmadığı-
Kesin nitelikteki karara karşı verilen direnme kararının da kesin olduğunu kabul etmek, bozma sonucu ortaya çıkan hukuka aykırılığın sürdürülmesine yol açacağından, bu nitelikteki bir karara karşı direnilmesi hâlinde direnme kararına yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmeyip, direnme kararının incelenmesi gerektiği, aksi kabulün, bozma kararı ile doğan hukuka aykırılığın giderilmesi yönünden çözümsüzlüğe yol açacağı- "Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçenin ilk derece mahkemesince incelenip karara bağlanması gerektiği yönündeki özel dairenin bozma kararının isabetli olduğu" görüşü ile "yargılamanın iadesi talebi, kararı veren mahkemeye verilecek bir dilekçeyle yapılacağından yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçenin bölge adliye mahkemesince incelenmesi gerektiği" görüşünün HGK. çoğunluğunca benimsenmediği-
somut olayda, yargılamanın iadesini talep eden aleyhine .... sayılı kararıyla tapu iptali ve tescil kararı verilmiş olup, bu karar usulünce tebliğ edilmediğinden kesinleşmemiştir. Bu itibarla yargılamanın yenilenmesi koşulları oluştuğundan bahsedilemez.
Dava, ortaklığın giderilmesi davasında davanın kabulüne dair verilen karara karşı yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.Davacı vekili; ... parselde muris N. D. adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı K. C. D. adına tesciline karar verildiğini ancak tapu kayıt maliki N. D. mirasçılarından D.’ye dava dilekçesi ve gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur.Mahkemece dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilip, savunma ve delilleri toplandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan adı geçenin savunma ve hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Davacı, mirasbırakandan alacaklı olduğunu, mirasçı davalının mirasbırakanın ölümünden sonra terekedeki malvarlığını kendi adına intikal ettirdiğini ve taşınmazları üçüncü kişilere sattığını, bu suretle tereke malını benimsediğini ileri sürerek, mirasçı tarafından “hasımlı” olarak açılan dava sonucunda alınan “mirasın hükmen reddine ilişkin kararın iptalini talep ettiğine göre; isteğin, Türk Medeni Kanununun 617. maddesinde yer alan “reddin iptali” değil, terekenin borca batık olduğunun tespitine ilişkin kesinleşmiş kararın yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması niteliğinde olduğu- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 378. maddesi uyarınca, kararı veren mahkemenin, yargılamanın iadesi davasında görevli olduğu, o halde, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulması (HMK m. 115/1) gerektiğinden bölge adliye mahkemesince HMK'nın 353 (1)-3 maddesi gereğince karar verilmesi gerekirken esasa yönelik istinaf itirazlarının incelenerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-