Satış ilanın, borçlunun icra dosyasına bildirdiği yeni adresi yerine eski adrese yapılmış olmasının ihalenin feshini gerektireceği-
“K. takdiri raporu” ile “satış ilanı” tebligatlarının borçluya Teb. K.’nun 16. maddesine göre tebliğ edilip edilmediğinin araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Borçluya kıymet takdiri raporunun tebliğ edilmemiş olmasının, ihalenin feshine neden olacağı-
“kıymet takdiri raporu” ile “satış ilanı”nın, şikayetçi-borçlu yerine aynı takipte “borçlu” olan diğer bir kişiye tebliğ edilmiş olmasının geçerli olmayacağı (Teb. K. 39) ve yapılan ihalenin feshine neden olacağı-
Satış dosyasında mevcut tebligatların, davacının adresinde kendisine değil, ihale olunan taşınmazlarda paydaş olan diğer hissedarın adresinde, menfaat çatışması ve hasım konumunda bulunduğu bu kişinin eşine yapıldığından geçersiz olduğu, bu durumda bu davacıya satış ilanının tebliğ edildiğinden söz etmenin mümkün olmadığı- Taşınmaz, her yöreden alıcısı çıkabilecek nitelikte otel, fabrika, işhanı vs, gibi nitelikleri taşıyan yüksek değerli bir taşınmaz olup, satış ilanının Türkiye genelinde yayımlanan, satış talebi tarihinde tirajı elli binin üzerinde olan bir gazetede yapılmasının zorunlu olduğu-
Alacaklıya kıymet takdiri raporunun ve satış ilanının tebliğ edilmemiş olmasının, başlı başına ihalenin feshi nedeni olacağı-
İcra memurunun ancak “ihale bedelinin süresinde ödenmemesi nedeniyle” ihalenin feshine karar verebileceği- İcra memurunun "İİK. mad. 127 uyarınca "ihalenin düşürülmesine" karar vermesinin hatalı olduğu-
Tapu sicilindeki ilgililerin adreslerinin tapuda yazılı olmaması halinde, icra müdürlüğünce ayrıca adres tahkiki yapılamayacağı –
Tebligatın usulsüzlüğü ve tebliğ tarihinin düzeltilmesi ile ilgili başvuruların ancak tebligatın muhatabınca ileri sürülebileceği–
“Satış ilanı”nın borçlu şirketin (tüzel kişinin) yetkili temsilcilerine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple, mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları halinde, tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur veya müstahdemlerinden birine yapılması gerekeceği; şirketin yetkili temsilcilerinin hangi nedenle tebligatı alamayacak durumda oldukları belirtilmeden muhasebe görevlisine yapılan tebligatın geçerli olmayacağı-
