İhalenin feshini isteyen taşınmaz hissedarı şikayetçi adına çıkartılan satış ilânının, “Muhatabın gösterilen adreste oturduğu, ancak ilçede olma sebeple dağıtım saatinde evde bulunmadığı, bu nedenle adresin kapalı olduğu Komşusu/Kapıcı/Yönetici .... beyan etmesi üzerine, tebliğ imkansızlığından evrak mahalle muhtarına teslim edilmiştir.2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırılarak en yakın komşusu... haber verilmiştir.” şerhi ile 05.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği,beyanı alınan komşunun imzadan imtina edip etmediğinin belirlenmediği ve muhatabın tevziat saatlerinden sonra dönüp dönmeyeceğinin de tevsik edilmediği görülmüş olup, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı-
Takip dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olmasının, ihalenin feshi hakkındaki kararın dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında artık borçlunun takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağı, emredici nitelikteki bu düzenlemelerden kaynaklanan yasal zorunluluğa aykırı olarak, vekili varken asile gönderilen satış ilanı tebligatının yok hükmünde olup sonuç doğurmayacağı- Taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Kendisine tebligat yapılacak şahıs, adresinde bulunmazsa tebliğin, aynı konutta oturan kimselere veya hizmetçilerden birine yapılacağı- Tebligat parçasında yazılı olan hususun aksinin her türlü delille ispatlanabileceği- Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; Tebligat Kanunu'nun 2l/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice; "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması"na dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından anılan şekilde şerh verilmeden, salt "mernis adresi" ibaresine dayanılarak, dağıtıcı tarafından 21/2. maddeye göre tebliğ işleminin yapılamayacağı- Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Tebligatta, muhatabın adresten geçici olarak ayrılıp ayrılmadığı, tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği, bilgi alınan komşunun imzadan imtina edip etmediği belirtilmeden ve haber verilen komşunun ismi alınmadan tebliğ işlemi yapıldığından yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca tebligatın usulsüz olduğunun kabulü gerekeceği-
Şikayetçiye yapılan satış ilanı tebliğine ilişkin tebliğ belgesinin incelenmesinde; tebliğ evrakı, TK'nun 21. maddesi gereğince muhtara teslim edilmiş olup, 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı veı6 komşusuna haber verildiği, tebliğ memuru, muhatabın adreste bulunmama sebebini, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği, dönecekse ne zaman döneceğini tevsik etmeden muhtara tebliğ ve 2 nolu fişin kapıya yapıştırılması ile tebliğ işlemini tamamladığı, bu durumda anılan tebligatın usulsüz olduğu-
Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Satış ilanının tebliğ tarihi itibariyle borçlunun adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde adresi olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta bir araştırma yapılmaksızın sonuca gidilmesi isabetsiz olduğu- İİK. mad. 129/1 gereğince, şikayete konu ihale için yapılan masraflar belirlenerek, satış bedelinin taşınmazın muhammen değerinin % 50'sini ve satış masraflarını karşılayıp karşılamadığının tartışılması gerektiği-
Söz konusu tebligatta borçlunun işe gittiğine ilişkin araştırmanın kimden sorularak yapıldığı belirlenmediği gibi, imzasının ya da imzadan imtina ettiğine dair açıklamanın da bulunmadığı, yine haber bırakılan kişinin komşu mu kapıcı mı yönetici mi olduğunun, imzadan imtina edip etmediğinin tevsik edilmediği, bu haliyle satış ilanı tebliğ işleminin 7201 Sayılı Kanun'un 21/1. ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği'nin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine göre yapılmadığından usulsüz olduğu-
KDV muafiyetinin satış şartnamesinde gösterilmemesi, satış öncesi döneme ilişkin bir şikayet olup, satış ilanı tebliğ edildiği halde süresinde şikayet edilmeyen satış öncesi işlemler kesinleştiğinden, artık bu hususa dayalı olarak ihalenin feshi istenemeyeceği- KDV muafiyetinin satış şartnamesinde gösterilmemesi hususu borçlu tarafından açıkça ileri sürülmediği ve ihalenin feshi yargılamasında mahkemece re'sen bakılacak hususlardan olmadığı halde mahkemece bu hususun fesih nedeni olarak kabul edilmesinin isabetsiz olduğu- Satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkının sadece "kendisine tebligat yapılmayan" ilgilisine şikayet hakkı vereceği- Satışı yapılan taşınmazın özellikleri dikkate alındığında, her yöreden alıcısı çıkabilecek otel, fabrika veya benzeri nitelikte bir mal olmaması, değeri itibariyle de ulusal bir gazetede ilanın zorunlu olmaması karşısında, satış kararında ulusal veya yerel gazete olduğu belirlenmeden yerel gazetede ilan yapıldığı gerekçesi ile ihalenin feshine karar verilmesinin hatalı olduğu-
Tebligat mazbatasını çıkaran merci tarafından Tebligat Yönetmeliği'nin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği için tebligatın TK'nun 21/1 ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesine göre yapılması gerekirken dağıtıcının kendiliğinden TK'nun 21/2. maddesine göre yapmasının kanuna aykırı olduğu, ayrıca, Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesi gözardı edilerek, şikayetçiye önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapıldığından da usulsüz olduğu-
