Şikayetçinin hapis hakkının dayanağını oluşturan kira sözleşmesi 11.11.2005 tarihli olup bedeli paylaşıma konu menkul malların şikayetçi ile şikayet dışı borçlu arasında imzalanan kira sözleşmesine konu adreste haczedildiği, şikayetçinin bedeli paylaşıma konu taşınırlar üzerindeki kanuni rehin hakkının şikayet olunanların haczinden önce doğduğu-  6183 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca, rehinli alacaklıların haklarının saklı olduğu ve şikayet olunan SGK'nın alacağı, 5502 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca imtiyazlı ise de, bu alacağı bu bentte sayılan ve rehinli alacaklardan önce gelen amme alacağı olmadığı- Şikayetçinin kanuni rehin niteliğindeki hapis hakkı sebebiyle işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira alacağının satış bedelinden öncelikle ödenmesi gerektiği, somut olayda şikayetçinin işlemiş on aylık ve işlemekte olan altı aylık kira alacağı için talepte bulunduğu gözetilerek şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, SGK alacağının rehinli alacaklardan önce gelen alacaklardan olmadığı, işçi alacaklarının iflas halinde birinci sırada imtiyazlı olduğu, ancak hacze iştirak halinde İİK'nın 100. maddesindeki koşulların gözetilmesi gerektiği hususu gözardı edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğu- 
Asliye hukuk mahkemesince taşınmazın tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir ve İİK. mad. 281/2 gereğince ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği, ihtiyati haciz şerhinin sehven işlenmediğinin anlaşıldığından, taşınmazın tapu kaydındaki şerhin, sadece ihtiyati tedbir şerhi değil, aynı zamanda ihtiyati haciz şerhi olduğu- İİK. mad. 281/2 uyarınca uygulanan ihtiyati haczin, tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği- Mahkemenin tasarrufun iptali davasının ilk kabul kararının tarihinin, şikayet olunanın ihtiyati haczinin, kesin hacze dönüştüğü mahkemenin tasarrufun iptali davasını kabul kararı tarihinden önce olduğu ancak sonra kabul edilen davanın kesinleşmiş olduğu, İİK. mad. 268 ve 100. maddeleri uyarınca, ihtiyati haczin tatbikinden sonra kesin hacze dönüşmeden önce aynı malları diğer alacaklı tarafından haczedilirse, ihtiyati haciz alacaklısının sonraki hacze aynı derecede iştirak edeceği, taşınmaz üzerine ilk ihtiyati haczin şikayetçinin alacaklı olduğu davadan konulduğu, şikayet olunan lehine sonra konulan ihtiyati haczin önceki ihtiyati haciz kesinleşmeden konulmuş olması nedeniyle aynı derecede iştirak edeceği-
Şikayetçi tarafından borçluya ait taşınmazlar üzerine konulan ihtiyati haczin, tasarrufun iptali davasının kabul edildiği tarih itibariyle kesin hacze dönüşerek ilk haciz niteliği kazandığı, İİK. mad. 268 uyarınca, ihtiyati haczi bu tarihten önce olan alacaklıların kesin hacze iştirak edebilecekleri, bu durumda asıl ve birleşen dosyalarda şikayet olunanın taşınmazlar üzerine koydurduğu ihtiyati haczin, uygulanan kesin hacze iştirakinin yerinde olduğu, şikayet olunan bankanın kesin haczi sonra olduğundan ilk hacze iştirakinin mümkün bulunmadığı-
Mahkemece, vergi borcu bulunan dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtları ve esas sözleşmesi getirtilerek bedeli paylaşıma konu taşınmazın malikinin anılan şirketin kanuni temsilcisi olup olmadığının tespiti, bu şahsın şirketin kanuni temsilcisi olduğunun belirlenmesi halinde davalı vergi dairesine ait işlem dosyası incelenerek, AATUH. Kanun'un mükerrer 35 ve VUK’un 10. maddelerindeki koşulların oluşup, oluşmadığının yapılacak araştırma ile belirlenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği- Sıra cetveline yönelik şikayetlerde icra mahkemesinin, önüne gelen şikayetleri sonuçlandırmak ve icra müdürüne bu yönde talimat vermekle görevli olup, düzenlenecek yeni sıra cetvelinde sıra cetvelinin hangi ilkelere göre düzenleneceğini belirtmesi, yani, alacaklıların ne miktar için hangi sıralarda yer alması gerektiğini saptaması, hukuka uygun olmayan kısımları göstermesi, bu çerçevede işlem yapılması için icra müdürüne talimat vermesi (İİK. mad. 17/1), iptal nedenlerinin gerekçede belirtilmesi ve hüküm fıkrasında sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği- Sıra cetveline itiraz davalarında ise, kıyasen uygulanması gereken İİK'nın 235/3. maddesi uyarınca sıra cetvelinin iptaline değil, davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde, davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerektiği-
İİK. mad. 268 uyarınca, ihtiyati haczin icrai hacze iştirakinin İİK. mad. 100 koşulları çerçevesinde mümkün olduğu, tasarrufun iptali davalarının hüküm tarihlerinde ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüştüğü- Şikayetçi ile şikayet olunanın takip borçlusu aleyhinde açtıkları tasarrufun iptali davaları sonucunda takip borçlusuna ait taşınmazların satışı sonrası düzenlenen sıra cetveline yönelik uyuşmazlıkta; şikayetçinin kesin haciz tarihinin, şikayet olunanın kesin haciz tarihinden sonra, şikayetçinin takip tarihinin ise şikayet olunanın takip tarihinden önce olduğu, şikayetçinin takip dosyasında borçlunun haczi kabil malı bulunmadığı yönünde düzenlenen tutanağın İİK'nın 105/1. maddesi uyarınca kat'i aciz vesikası niteliğinde olduğu, bu hususun, şikayetçi tarafından açılan tasarrufun iptali davasının gerekçeli kararında da belirtildiği, bu bakımdan ihtiyati haciz sahibi şikayetçinin, İİK. mad. 100 gereğince, şikayet olunanın kesin haczine iştirak koşullarını taşıdığı, satış bedelinin taraflar arasında garameten paylaştırılması gerektiği-
Tasarrufun iptali davasında konulan ihtiyati haciz sahibi alacaklının sıra cetveline dahil edilmesi ve ihtiyati haczi eğer kesinleşmemişse, hak sahibi olması halinde kendisine ayrılan payın ödenmeden depo edilmesi; ihtiyati haczin kesinleşmesinin, sonucuna bağlandığı davanın veya şikayetin akibetine göre, ihtiyati haciz kesinleşirse depo edilen tutarın bu alacaklıya ödenmesi; bu dava veya şikayetin reddedilmesi halinde ise sıra cetvelindeki diğer hak sahiplerine ödenmesi gerektiği- İhtiyati tedbir kararının kesinleşmesi ya da paraya çevrilmesi mümkün olmadığından, ihtiyati tedbir kararlarının sıra cetveline giremeyecekleri-
Haciz tarihine ilişkin olarak tapuya şerh verilme tarihlerinin sıra cetvelinde esas alınması doğru ise de, ayrıca şikayetçi ile şikayet olunanın dosyalarındaki ihtiyati haciz, kesin haciz ve takibin kesinleşmesi tarihleri ile şikayet olunanın alacağının itirazın iptali davasına konu edilmiş olması ve şikayetçinin birinci sırada yer almayı talep etmesi karşısında İİK. mad. 268 ve 100'üncü maddelerindeki şartların bulunup bulunmadığının değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği-
Şikâyetçi tarafından açılan tasarrufun iptali davası İİK.’ nun 105/2. maddesinde belirtilen geçici aciz belgesi ile açılmış olup, mahkemece, bu aciz vesikasının kati aciz vesikası olduğu yönündeki tespitinde isabet bulunmadığı, geçici aciz belgesi sahibi alacaklı bu belgeye dayanarak tasarrufun iptali davası açabilirse de, bu belgenin İİK.’ nun 100. maddesi uyarınca hacze iştirak olanağı veren belgelerden olmadığı-
Mahkemece şikâyet edilenin haczinin şikâyetçinin haczinden önce olduğu gerekçesiyle şikâyetin reddine karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı-
Mahkemece, şikâyetçinin kesin haczinin şikâyet olunanın haczinden sonra olduğu, ihtiyati haczin İİK.’ nun 100. maddesinde sayılan durumlarda hacze iştirak edebileceği, hacze iştirak koşullarının oluşmadığı, ancak kıymet takdir giderlerinin de satış gideri olarak şikayetçiye ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, şikayetin sıraya ilişkin olarak reddine, kıymet takdiri giderlerine ilişkin olarak kabulüne ve kıymet takdiri giderlerinin satış bedelinden şikayetçiye ödenmesine karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-