Açılan elatmanın önlenmesi davasına karşı, davalının «otuz beş yıllık zilyetlik süresi»nden söz ederek «davacının tapu kaydının hukuki değerini yitirmiş olduğunu» ileri süremeyeceği, bu hususun ancak zilyed tarafından açılacak tapu iptali ve tescil davasında gözönünde bulundurulabileceği–
Miras bırakanın bir amaca (bir caminin bakım ve onarımına) tahsis ettiği taşınmazların bu amaca uygun olarak mirasçıları tarafından uzun süre kullanılmış olmasının “malik sıfatıyla” zilyedlik sayılmayacağı-
Davacının, “taşınmazı otuz yıldan beri fındık bahçesi olarak kullandığını” ileri sürmesi halinde, fındık ağaçlarının kaç yıllık olduğunun uzman bilirkişi aracılığı ile saptandıktan sonra, gerekli kararın verilmesi gerekeceği-
Tapuda kayıp kişilerin de paydaş olduğu taşınmazlar hakkında bu pay, Hazine’ye ait sayıldığından tescil davası açılamayacağı-
MK. 713 uyarınca, olağanüstü zamanaşımı ile tapuya tescil için, ver- gi kaydı ibrazının zorunlu bulunmadığı-
Daha önce, 2613 sayılı kanun gereğince yapılmış olan ilanın, MK. 713 uyarınca yapılması gereken ilân yerine geçmeyeceği-
Gediz nehrinin yatağı olan ve sürekli su istilasına maruz kalan yer- de “fasılasız, malik sıfatıyla elde bulundurma” söz konusu olmayacağından, tescil isteminin kabul edilemeyeceği-
Medeni Kanunun yürürlüğünden önce “mülk” (arsa) niteliğindeki taşınmazlarda, kazandırıcı zamanaşımı hükümlerinin işlemediği-
Firari kişilere ait taşınmazların, MK. 713’e göre iktisap edilemeyeceği-
Tapulu bir taşınmazın 2/3 hissesini haricen satın alan kimsenin, bu hisse hakkında MK. 713’e dayanarak zilyedlik sebebiyle tescil davası açabileceği-
