Davalıdan Philips marka LED TV'yi sıfır ürün olarak satın aldığını, ürün teslim edildikten sonra montaj için gelen yetkili servisin, ürünün kurulumu sırasında bilgilendirme yaptığı ve ürünün 2012 model olup daha önce de kurulumunun yapıldığını, 6092 saat kullanılmış olduğunu ve garanti süresinin 10.000 saat olduğunu, ürün kendisine satılırken sadece 1 ay teşhirde kaldığının söylendiğini ileri sürerek, ürünün 3.485,00 TL'lik bedelinin faiziyle birlikte iadesine-
Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketicinin; a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabileceği- Satıcının, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlü olduğu- Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarının üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabileceği- Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçının müteselsilen sorumlu olduğu- Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz.
4077 s. TKHK mad. 30 gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, 818 s. BK’nun bu konudaki 198. maddesinin uygulanacağı, yani, gizli ayıpların, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi; ayıbın açık mı, yoksa gizli mi olduğunun tayininde ise, ortalama (vasat) bir tüketicinin bilgisinin dikkate alınması gerektiği- 4077 s. TKHK. mad. 4/4 gereğince, konut satışlarında zamanaşımı süresinin beş yıl olarak öngörüldüğü- Ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse, zamanaşımı süresinden yararlanılamayacağından, açılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiği- Satış esnasında sunulan projede ve tanıtımlarda belirtilen ancak bunlara uygun olarak yapılmayan veya eksik yapılan işler nedeni ile davacının satın aldığı konutta oluşan değer kaybının ödetilmesi talebine ilişkin olarak, “açık ayıp”, “gizli ayıp” ve “eksik ifa” ayrımının yapılması hüküm oluşturulması açısından önem arzettiği- Mahkemece talep edilen hususların açık ayıp, gizli ayıp, eksik iş ayrımının somutlaştırılması ve 818 s. BK. mad. 198 gereğince, gizli ayıplar yönünden, bu ayıpların kullanım ve mevsimlerdeki yağmur, kar, güneş ve ısı durumları dikkate alınarak ne zaman oluştuğu yada oluşacağı ve bunu normal vasıflardaki tüketicinin ne zaman farkedebileceği ile bağımsız bölümün teslim tarihi ve ihbar tarihi de göz önünde bulundurularak, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususunda toplanan delillere göre bir karar verilmesi gerektiği-
Davacının evini, davalının ayıplı ürünü nedeniyle su bastığı kabul edildiğine göre, hasar giderimi sırasında evde oturulamamasından, dolayısıyla dışarıda konaklama bedelinden de davalının sorumlu olması gerekeceği, mahkemece davacının konaklama bedeli yönünden de maddi tazminatın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Ayıp iddiasına dayalı olarak tüketicinin açtığı seçimlik hakların kullanılması istemine ilişkin davada, iadesine hükmedilen aracın satın alındığı tarih, davacının elinde uzun zaman boyunca herhangi bir yakınma olmaksızın kullanılmış olması, ayıbın mahiyeti ve tespit edilen ayıbın aracın değerinde yalnızca 2.000TL kayba neden olacağından ayıp oranında hakkaniyet gereği bedel indirimi seçeneğinin değerlendirilmesi gerektiği-
Ayıplı malın misli ile değiştirme istemine ilişkin davada, akademik kariyere ve yeterliliğe sahip bilirkişi heyetinden araç üzerinde inceleme de yaptırılarak, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda boya ve arızaların aracın satım tarihinden önce veya sonra gerçekleştiği, boya hatasının imalat hatası olup olmadığı ve aracın bu nedenle gizli ayıplı olup olmadığı yönünde rapor alınacağı-
Araca ilişkin tramer kaydında aracın davacı elinde iken davadan önce maddi hasarlı kazaya karıştığı ve kaza nedeniyle hasar oluştuğu ve ikinci el piyasasında aracın değerinin düşeceği -bilirkişi raporuyla- anlaşıldığından, mahkemece, bu bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş ise de; araçta meydana gelen değer kaybının davacıdan tahsili hakkında hüküm kurulmamış olmasının isabetsiz olduğu-
Gizli ayıplı olduğu ileri sürülen aracın bedelindeki düşmeye dayandırılan alacak davasında, aracın ayıpsız ikinci el piyasa değerinin 52.000,00 TL olduğunun, ayıplı halinin ayıpsız ikinci el değerine nazaran %10-%15 oranında düşük olması gerektiğinin, bu nedenle aracın ayıplı halinin piyasa değerinin 45.000,00 TL olduğunun, böylece aracın ayıpsız ikinci el değeri ile ayıplı değeri arasında 6.500,00 TL fark bulunduğundan bu farkın bedelinin davalıdan tahsil edileceği-