Davacı kadının kayıtsız şartsız olarak boşanma davası sırasında yoksulluk nafakası talebi olmadığını bildirdiği, bu beyan, yoksulluk nafakasından feragat niteliğinde olup, davacının artık bir daha yoksulluk nafakası talebinde bulunamayacağı-
Temyiz aşamasında dahi feragat hakkında mahkemece bir karar verilmesi gerektiği-
Sağ kalan eşe müşterek konut üzerinde mülkiyet hakkı tessi ve talep sonucunun genişletilmesi ile ölünceye kadar oturma hakkı tanınması istemi-
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebileceği, ancak, hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelemesine usulen engel oluşturan feragat hakkında bir karar verme yetkisinin ise hükmü veren mahkemeye ait olduğu-
Müşterek çocuk lehine hükmedilen tedbir nafakası, davalı tarafın temyiz itirazının dairemizce reddedilmesi ve bu karara karşı karar düzeltme yoluna başvurulmaması üzerine kesinleşmiş olduğundan, mahkemece, kesinleşen hüküm nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği Hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelemesine usulen engel oluşturan feragat hakkında bir karar verme yetkisinin hükmü veren mahkemeye ait olduğu-
Feragatin davanın her aşamasında nazara alınabileceği ve kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı - Feragatin karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan tek taraflı irade beyanı ile davayı sonuçlandıran işlem olduğu-
Davacının ortağı olduğu şirkete kayyım atanması istemi-
Sigortalı olmanın, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilemez ve kaçınılamaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü meydana getirdiği, kişilerin ve sosyal güvenlik kuruluşlarının bu statünün oluşumundaki rolünün, yenilik doğurucu ve iradi bir durum değil, Kanun gereği kendiliğinden oluşan statüyü belirlemekten ibaret olduğu, dolayısıyla, Sosyal Güvenlik hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesi kapsamında feragatin olanaksız olduğu ve açıklanan sigortalılığın ve sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davadan da vazgeçilemeyeceği, davacının ancak, anılan Kanunun 123. maddesinde düzenlenen hakkını kullanabileceği ve ileride yeniden dava açabilme hakkını saklı tutarak, davalının rızası ile davanın takibinden vazgeçebileceği veya Kanunun 150. maddesi hükmü gereğince, davayı takip etmeyerek yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması ve giderek davanın açılmamış sayılması sonucunu elde edebileceği-
Talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın yurtdışında Türk vatandaşlığında geçen borçlanmaya esas süreleri 3201 sayılı Yasa kapsamında, başvuru tarihindeki prim esas alınarak borçlanabileceğinin ve yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemi-
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebileceği, ancak, hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelemesine usulen engel oluşturan feragat hakkında bir karar verme yetkisinin ise hükmü veren mahkemeye ait olacağı-