Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin somut uyuşmazlıkta, kooperatifin, diğer ortaklarına borca rağmen konut ya da iş yeri vermiş olması durumunda, davacı tarafın da varsa borcuna rağmen kooperatiften konut ya da iş yeri isteme hakkının var olduğu-
Kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davası-
Kooperatif genel kurul kararının iptali istemi-
Kooperatif ortaklarının hak ve yükümlülüklerde eşit olduğu, bu eşitlik ilkesine aykırı davranılması halinde zarar oluşmuş ise bu zararın tazminin talep edilebileceği,, davacıların 2. sıra hakkı bulunduğu kesinleşmiş yargı kararları ile sabittse de, sadece 2. sıra hakkı bulunmasının tazminat talep hakkı olduğu manasına gelmeyeceği, kooperatif tarafından davacılar gibi 2. sıra hakkı bulunan üyeler, bu 2. sıra hakkı kapsamında çalıştırılarak kazanç elde etmişlerse bu durumda eşitlik ilkesi uyarınca davacıların da tazminat talebine hakları bulunduğunun kabulü gerektiği- Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 s. TTK'. 309 ve 336 uyarınca, yönetim kurulu üyelerinin şirket veya üçüncü kişilere verdikleri zararlar nedeniyle sorumluluk halleri düzenlendiği gibi, 6102 s. TTK. 553 uyarınca da bu sorumluluğun esasları düzenlenmiş olup yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilebilmesi için kusurlarının olması gerektiğinin vurgulandığı, 2. sıra hakkının kullandırılmamasında yönetim kurulu üyelerinin kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Kooperatif, diğer ortaklara borca rağmen tapu vermiş ise, davacının da varsa borcuna rağmen kooperatiften tapu iptal ve tescil isteme hakkının varlığının kabul edilmesi gerektiği-
Hüküm kısmında yalnızca dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline yazılması ile yetinilerek, taşınmazın il, ilçe adları ile ada, parsel ve bağımsız bölüm numaraları belirtilmeksizin infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği-
Kooperatif yönetim kurulu, genel kurulda alınan kararı uygulamakla görevli olduğundan cezadan dolayı yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulamayacağı- Eser sözleşmelerinde ayrık bir hüküm yoksa bedele KDV'nin dahil olduğu- KDV ödemesinin usulsüz olduğunun mahkemece kabulü doğru ise de, dosyadaki delillerden KDV’nin hangi tarihte ödendiği belli olmadığından yönetim kurulu üyelerinin hangilerinin bu bedelden sorumlu olduğu anlaşılamamış ve bu nedenle karar denetlenememiş olduğundan, mahkemece, KDV’nin ödendiği tarihler belirlenerek yönetim kurulu üyelerinin görev yaptığı dönemler de göz önünde bulundurularak sorumlu olanlar belirlenip hüküm altına alınması gerektiği- Mahkemece, metraj farkı nedeniyle fazla ödeme yapıldığı ve bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğu kabul edilmişse de, metraj farkı nedeniyle fazla ödeme yapılıp yapılmadığı konusunda bilirkişilerce bir villada yerinde ve proje üzerinde yapılan ölçümlere göre yeterince araştırma yapılmadan sonuca gidildiğinden, bütün binalar tek tek gezilip yerinde ölçüm yapılarak fazla metraj ödemesi bulunup bulunmadığı saptanarak sonuca göre karar verilmesi gerektiği- Hakimin dava dilekçesindeki talep sonucunu açıklatma görevi kapsamında davacının her zarar kalemine ilişkin olarak dava değerini göstererek talep miktarını açıklatması gerekirken, re’sen oransal bir yüzde üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu-
Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporları ile ceza dosyasından tanzim edilen bilirkişi raporları dikkate alındığında; davacının davalı kooperatife yaptığı ödemelerinin gerçek olup olmadığı, gerçek olduklarının kabulü halinde toplam ödeme miktarının ne kadar olduğu ile hisse bedelini karşılayıp karşılamadığı ve aynı miktarda ödemesi olan diğer ortaklara, eşitlik ilkesi gereğince, tahsis yapılıp yapılmadığı hususlarında tereddüt oluştuğundan asıl davada hükmün, tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri incelenip, belirtilen hususları açıklamak ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri gidermek üzere konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Kooperatif genel kurul ihraç kararının iptali- Davalı kooperatifçe de yatırıldığı kabul edilen ihraç kararına dayanak teşkil eden aidatların kooperatif hesabına geçip geçmediği, kooperatif tarafından benimsenip benimsenmediği araştırılarak benimsenmişse davalı kooperatifin ihtarnameden ve dolayısıyla ihraç kararından zımnen vazgeçtiği kabul edilerek bu davacı yönünden kabul kararı verilmesi gerektiği-
Davacı tarafından iptali istenen karar kooperatif yönetim kurulu kararı olup, mahkemece maddi hata ile genel kurul kararı ibaresi yazıldığı, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan bu yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmeyeceği, kararın hüküm kısmının 1. bendindeki "Genel kurul" ibaresinin çıkartılıp yerine "Yönetim kurulu" ibaresi yazılarak hükmün bu şekilde düzeltilerek onanmasına-