İCRA VE İFLÂS KANUNU > 5 - Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoliyle Takip > - III - MÜŞTEREK HÜKÜMLER > Madde 150/ı - Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi kredileri ve gayri nakdi kredileri teminen alınan ipotekler
Madde Listesi Madde 150/ı - Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi kredileri ve gayri nakdi kredileri ...
«Borçlu câri hesabı», «kısa, orta, uzun vâdeli kredi şeklinde işleyen nakdi kredi» ve «gayri nakdi kredi»yi teminat altına almak için kurulmuş olan ipoteklere dayanan takiplerde -ipotek akit tablosu, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içermese bile- İİK. mad. 150ı’deki formalitenin yerine getirilmiş olması halinde, borçluya icra emri gönderilmesi gerekeceği, ödeme emri gönderilemeyeceği—
İK’nun 150ı maddesinde «borca itirazın (daha doğrusu; şikayetin) kabulü veya reddi halinde, icra inkar tazminatına hükmedileceğine» ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından, mahkemece ayrıca «icra inkar tazminatı»na hükmedilemeyeceği—
Borçlunun «borca itiraz» etmeyip sadece «icra emri yerine ödeme emri gönderilmesi gerektiğini» ileri sürerek 150ı çerçevesinde yapılan takibin iptaline yönelik şikayetinin reddedilmesi gerekeceği—
İpotek veren üçüncü kişiye, «hesap özeti»nin tebliğinin zorunlu olmadığı, MK. 887 gereğince, borcun muaccel olması bakımından «ihtarat» yapılmasının yeterli olduğu—
Alacaklı bankanın gönderdiği «hesap özeti»ne süresi içinde borçlunun itiraz etmiş olması halinde, hemen «icra emrinin iptaline» karar verilemeyeceği, icra mahkemesinde, alacaklı bankanın, kredi hesabından borçluya ödediği paralar hakkında, borçluyu bağlayacak -dahili çek, kasa tahsil fişi vb. gibi- belgeleri sunması halinde bunların borçluya gönderilerek, bunlar ve banka kayıtları üzerinde İİK. 68b çerçevesinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekeceği—
Borçlulara gönderilen «hesap özeti»nin tebliğ edilmeden iade edilmiş olmasına rağmen, borçluların diğer borçlularla birlikte hesap özetine itiraz etmiş olmaları halinde, İİK. 150ı uyarınca takip yapılmasında usulsüzlük bulunduğunun ileri sürülemeyeceği—